İÇİNDEKİLER

LİSE:4
LİSE:3
İRFAN GEZER
LİSE:1
=> TEST
=> UYARI:Tarih-9
=> İCATLAR KRONOLOJİSİ
=> TARİH/9.SINIF
=> TARİHİN YARARLANDIĞI BİLİMLER
=> TARİH ÖĞRETİMİNİN YARARLARI
=> TARİHİN KONUSU
=> KARBON 14 METODU
=> TÜRK ADININ ANLAMI
=> ANADOLU'DA İLK UYGARLIKLAR
=> UYARILAR-İslamiyete Öncesi
=> İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ/ UYARILAR
=> ANAYURTTA KURULAN İLK UYGARLIKLAR
=> HUNLARDAN ÖNCEKİ TÜRKLERİN YAŞAYIŞI
=> DİĞER TÜRK DEVLETLERİ VE TOPLULUKLARI
=> TARİH ÇEŞİTLERİ
=> İSLAM TARİHİ / Uyarılar
=> TARİHTE TÜRKLERİN KULLANDIĞI TAKVİMLER
=> ANADQLUNUN TARİH ÖNCESİ; MERKEZLER VE ÖZELLİKLERİ
=> TARİHİN SINIFLANDIRILMASI(Tasnifi)
=> İLK TÜRK DEVLETLERİNDE KÜLTÜR VE MEDENİYET
=> TARİHİN KULLANDIĞI METODLAR(YÖNTEMLER)
=> ORTA ASYA TÜRK GÖÇLERİ
=> Harita(Anadoul Beylikleri)
=> HİNT UYGARLIĞI
=> ESKİ TÜRKLERDE VE OSMANLILARDA HARİTACILIK
=> İRAN UYGARLIĞI
=> TÜRKİYE TARİHİ / Uyarılar
=> İlk Çağ'da Anadolu Uygarlıkları
=> ESKİ MISIR UYGARLIĞI
=> Tarihi Olaylar İncelenirken Uyulması Gereken Kurallar
=> İLK MÜSLÜMAN TÜRK DEVLETLERİ/ Uyarılar
=> Ege Ve Yunan Uygarlığı
=> DOĞU AKDENİZ UYGARLIKLARI
=> SORU-CEVAP ÇALIŞMASI
=> MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI
=> ORTA ASYA TÜRK MEDENİYETİ
=> ORTA ASYA NERESİDİR?
=> TEST:İSLAM ÖNCESİ TÜRK TARİHİ
=> TARİH BİLİMİNİN GELİŞİMİ VE AŞAMALARI
=> İSLÂMİYETİN DOĞUŞU VE İSLÂM DEVLETÎ
=> TARİHİN İLKELERİ
=> TARİH ÖĞRETİMİNDE AMAÇLAR
=> TARİHİN ÖZELLİKLERİ
=> TARİHİN KAYNAKLARI
=> Anadolu'nun Çevresindeki Uygarlıklar
=> lise:1/çalışma soruları
=> İLK TÜRK DEVLETLERİ
LİSE:2
Yeni sayfanın başlığı

KONU:Tarih Bilimine Giriş / Uyarılar:


Sosyal bilimlerin her biri birey ve toplumla ilgili bir konuyu incelediği için, tarihçi bu bilimlerden yararlanarak kaynaklarını zenginleştirmelidir. Bu nedenle, Tarih bilimi filoloji, antropoloji, arkeoloji ve sosyoloji gibi bilimlerden yararlanmak zorundadır.


Kronolojik, coğrafi veya analitik tarih araştırmalarının her biri insanlık tarihinin sadece bir yönünü aydınlatır. Bu nedenle, hiçbir araştırma tek başına insanlığın tarihini bir bütün halinde kavramamıza yetmez.


Başlangıcından günümüze kadar insanlık tarihi kesintisiz bir süreç halinde gelişmiştir. İnsanlık tarihini "sınıflandırarak" incelemenin temel amacı, tarih araştırmalarını ve öğretimini kolaylaştırmaktır.


Tarih öncesi çağda bazı toplumların birden fazla dönemin özelliğini aynı anda yaşamış olması, göç ve istila gibi gelişmelerin toplumların tarihsel gelişim süreci üzerinde etkili olduğunu kanıtlar.


Her tarihi olay, içinde meydana geldiği dönemin özelliklerini taşır. Bu nedenle, tarih araştırmalarında "doğru ve tarafsız" bilgi elde etmek için, geçmişte yaşanan olaylar o günün koşulları içerisinde ele alınmalıdır.


Hiçbir tarihçi, ulaştığı sonuçların en doğru, en kesin bilgi olduğunu ileri süremez. Bulunacak her yeni belge eski bilgimizi destekleyebileceği gibi, değiştirebilir de.


Tarihi inceleme ve anlama sayesinde insanlar "tarih bilinci" kazanır. "Objektif tarih bilgisi" geleceğin inşasında toplumlara yol gösterir.


Bir kazı yerinde tarım aletleri, evler ve saraylar gibi bulguların elde edilmesi, o yörede yaşayanların yerleşik ve üretici yaşama geçtiklerini gösterir.


İhtiyaçların insanları araştırma ve incelemeye yöneltmesi, "yaşam koşullarının bilim ve sanat eserleri üzerinde etkili olduğu" yargısını doğrular.

********************************************


KONU:lkçağ Uygarlıkları / Uyarılar:


Hindistan'da, "kast" sisteminden dolayı "hür, eşit ve kaynaşmış" bir toplum oluşmamıştır. Bu durum, sosyal sınıf farklarının, toplumda ortak bir kültürün gelişmesini önlediğini gösterir.


Anadolu'da bulunan ilk yazılı kaynakların Asur tüccarlarına ait ticari belgeler olması, "uygarlıkların etkileşiminde ticaretin önemli bir rol oynadığı" yargısını doğrular.


Yunanlılarda, sınıfsal ayrıcalıkları kaldırmaya ve ulus iradesini kurumsallaştırmaya yönelik toplumsal taleplerin artması, Yunan halkının "siyasal bilinç" kazanmış olduğu yargısıyla açıklanabilir.


Hititlerdeki Pankuş Meclisi, kralların devlet yönetiminde "danışma kurumuna" yer verdiklerini gösterir.


İlkçağ'da bazı kralların, ülkelerinde feodal beylikleri ortadan kaldırmaya çalışmaları, "merkezi devlet otoritesini koruma gereksinimi" temel alınarak açıklanabilir.


Hitit krallarının, zaferleri ile birlikte yenilgilerini de yazdırmaları, "tarafsız (objektif) tarihçilik mesleğine önem verdikleri" yargısını doğrular.


Urartularda, mezarların ev biçiminde yapılması ve ölüye ait bazı eşyaların mezarlara konması, hayatın ölümden sonra da devam edeceği inancının mimari ve sanat anlayışı üzerinde etkili olduğunu kanıtlar.


İlkçağ'da gerçekleşen bazı buluşların günümüz medeniyetinin oluşumu üzerinde de etkili olması, "tarihsel gelişimin sürekliliği" olgusu temel alınarak açıklanabilir.


Frigyalıların, tarım ve hayvancılığı korumak üzere çok sert yasalar çıkarmaları, "ekonomilerinin tarıma dayanması" temel alınarak açıklanabilir.


Romalıların, Latin alfabesini hazırlarken Fenike alfabesinden, güneş takvimini hazırlarken de Mısır takviminden yararlanmaları, "evrensel uygarlığın, kültürlerin karşılıklı etkileşiminin bir ürünü olduğunu" gösteri

********************************************************

KONU:İslamiyet Öncesi Türk Tarihi / Uyarılar


Hunlarla Çinlilerin, İpek Yolu hakimiye-tinden dolayı yıllarca savaşmaları, "iktisadi hedeflerin siyasi eğilimlere yön verdiği" yargısını kanıtlar.


Uygurlardan kalma hukuk metinlerinde kullanılan bazı kavramların günümüz Türk hukukunda da yer alması, Türk kültüründeki süreklilik olgusuyla açıklanabilir.


Uygurların, kendilerinden önceki Türk topluluklarından farklı olarak yerleşik bir hayat yaşadıkları, kalıcı mimari eserler yapmalarına bakılarak kanıtlanabilir.


Eski Türk şehirlerinde farklı dinlere ait mabetlerin yan yana bulunması, Türklerin din konusundaki hoşgörüsünü kanıtlar.


Türk hükümdarların, Kurultay'da alınan kararlar bağlayıcı olmamasına rağmen, bu kararların dışına çıkmamaya özen göstermeleri, hükümdarların demokratik bir tutum içinde olduklarını gösterir.


Uygurların, değişik din ve kültürlerden aldıkları öğeleri Türkçe kavramlarla karşılamaları, "ulusal bilince" sahip oldukları yargısıyla açıklanabilir.


Eski Türklerde hapis cezalarının azlığı, "göçebe yaşam tarzının hukuk sistemi üzerindeki etkisi" temel alınarak açıklanabilir.


Moğolların, Türk dünyasını işgal ettikten sonra benliklerini kaybederek Türkleşmeleri, "zayıf kültürlerin zamanla güçlü kültürler içinde eridiği" yargısını doğular.


Türk devletlerinde, hükümdar öldükten sonra birçok hanedan mensubunun taht üzerinde hak iddia etmesi, Türklerdeki "egemenlik anlayışının" bir sonucudur.


Eski Türklerde bahar bayramının yaygınlığı, iktisadi hayatın büyük ölçüde hayvancılığa dayanmasıyla açıklanabilir.

********************************************************

KONU:İslam Tarihi / Uyarılar


İslamiyet'ten önce Mekke'nin Arap Yarımadası'nda önemli bir sosyal ve ticari merkez haline gelmesi, şehrin dini misyonuna dayanılarak açıklanabilir.


Bedir, Uhud ve Hendek savaşlarından sonra İslam ordusunun Medine'den çıkarak Hayber Kalesi'ni alması, Müslümanların savunma durumundan çıkarak taarruz durumuna geçtiklerini gösterir.


Hicretten sonra, Medine'deki Yahudilerin haklarını güvenceye alan bir duyurunun yapılması, Hz. Muhammed'in "devlet başkanı" sıfatıyla hareket ettiğini gösterir.


Mekkeli müşriklerle Müslümanlar arasında Hudeybiye Antlaşması'nın imzalanması, Müslümanların Mekkeliler tarafından siyasal bir güç olarak kabul edildiğini gösterir.


Hz. Ömer döneminden itibaren İslam Devleti'nde çok sayıda askeri ve idari birimin kurulması, sınırların genişlemesiyle birlikte devlet teşkilatında yeni düzenlemelere duyulan gereksinimi karşılamaya yöneliktir.


Hz. Ali döneminde fetihlerin durması, içeride çözüm bekleyen sorunların artması temel alınarak açıklanabilir.


Emeviler döneminde ülkede karışıklıkların çıkması, "değişik toplum kesimleri arasındaki eşitsizliklerin sosyal çatışmalara yol açtığı" yargısı temel alınarak açıklanabilir.


X. yüzyılda Abbasi, Endülüs Emevileri ve Fatımi hükümdarlarının aynı anda "Halife" ünvanı kullanmaları, İslam dünyasının üç ayrı siyasal güç tarafından temsil edilmeye başlandığını gösterir.


İslamiyet'in ilk yıllarındaki sanat anlayışı ile Emevi ve Abbasi dönemlerindeki sanat anlayışı arasındaki farklılık, "sınırların genişlemesiyle birlikte değişik kültürlerden etkilenilmesi" olgusuyla açıklanabilir.


Abbasiler döneminde eski Yunan bilimine ait eserlerin Arapça'ya çevrilmesi, İslamiyet'in akla ve pozitif bilimlere önem verdiğinin bir göstergesidir.

*****************************************************


KONU:İlk Müslüman Türk Devletleri / Uyarılar


Malazgirt Zaferi'nden sonra Anadolu'ya yönelik Türk akınlarının artması, Türklerde Anadolu'yu yurt edinme düşüncesinin oluştuğunu gösterir.


Abbasi halifesinin Selçuklu sultanına "Doğunun ve Batının Hükümdarı" ünvanını vermesi, İslam dünyasının siyasi ve dini liderliklerinin birbirinden ayrıldığını kanıtlar.


Selçuklu ülkesinde çok sayıda feodal beyliğin ortaya çıkması, Selçuklulardaki "fethedilen yer fethedenin malıdır" anlayışının siyasal yapıyı etkilemesinin bir sonucudur.


Türklerin İslamiyet'i kolayca benimsemeleri, Türk kültür ve yaşam tarzının İslamiyet'in getirdiği ilkelere yakınlığı temel alınarak açıklanabilir.


Büyük Selçuklularda Farsça'nın resmi dil olarak kullanılması, Türk dilinin gelişimini yavaşlatmıştır.


Müslüman Türk devletlerinde büyük medreselere "yönetim özerkliği" tanınması, bilimsel gelişmelere ve özgür düşünceye önem verildiğinin bir göstergesidir.


İslamiyet'i kabul eden birçok toplum zamanla Araplaşırken, Türklerin, İslamiyet'i benimsemekle birlikte milli kimliklerini de korumaları, Türk kültürünün köklü ve kalıcı olduğu yargısıyla açıklanabilir.


Türklerin, İslamiyet'in kabulünden sonra da eski yönetim usullerini korumaları, Türklerde var olan egemenlik anlayışının sürekliliğini gösterir.


Selçuklularda eyaletlerin başına atanan meliklerin yetkilerinin sınırlı tutulması, merkezi devlet yapısını koruma gereksinimi ile açıklanabilir.


Büyük Selçukluların Abbasi Halifesi'ni dış baskılara karşı korumaları, Türklerin İslam dünyasının koruyucusu sıfatıyla hareket ettiklerinin bir göstergesidir.

**************************************************

KONU:Türkiye Tarihi / Uyarılar


Anadolu Selçuklularının Antalya ve Sinop gibi limanları almaya önem vermeleri, askeri hedeflerin iktisadi amaçlara göre belirlendiği yargısı ile açıklanabilir.


Anadolu Selçuklularının kazandığı Yassı Çemen Savaşı'nın Selçuklu ülkesinin Moğol istilasına uğramasına zemin hazırlaması, bazı zaferlerin uzun vadede olumsuz sonuçlara da yol açabileceğini gösterir.


İlk Müslüman Türk devletlerinde başa geçen kişilerin Abbasi halifesinden hükümdarlık belgesi almaları, hükümdarların otoritelerini dine dayandırarak güç kazanmak istediklerini göstergesidir.


Kösedağ Savaşı'ndan sonra Anadolu Selçukluları ülkesinde çok sayıda beyliğin kurulması, Anadolu'da siyasal birliğin bozulduğunun bir kanıtıdır.


Selçuklu topraklarında çok sayıda tarikatın kurulup gelişmesi, Türk devletlerinde din ve vicdan özgürlüğü bulunduğu yargısını doğrular.


Anadolu Selçukluları Devleti'nin, toprağını ekip biçmeyen kişinin elinden toprağı alması, üretimin sürekliliğini korumanın devletin temel bir politikası olduğunu gösterir.


Selçuklu ülkesinde çok sayıda esnaf teşkilatının (loncanın) kurulması, toplumda "meslek dayanışmasına" önem verildiğinin bir göstergesidir.


Selçuklu şehirlerinin tümünde bir ya da birden fazla medresenin bulunması, şehirlerin ulaştığı kültür düzeyinin yüksekliğiyle açıklanabilir.


Selçuklu şehirlerinin genellikle medreselerin etrafında kurulup gelişmesi, kültürel kurumların toplum hayatındaki önemini gösterir.


Anadolu Selçukluları Devleti'nin yabancılara gümrük indirimi gibi kolaylıklar sağlaması, ülkeyi bir "transit ticaret merkezi" haline getirmenin devlet politikası haline getirildiğini gösterir.



'Çalışmadan,Öğrenmeden,Yorulmadan,rahat yaşamanın yollarını alışkanlık haline getirmiş milletler;evvela haysiyetlerini,sonra hürriyetleri ni ve daha sonra da istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar… ATATÜRK

=> Willst du auch eine kostenlose Homepage? Dann klicke hier! <=