İÇİNDEKİLER

LİSE:4
LİSE:3
İRFAN GEZER
=> ATATÜRK KÜLTÜR DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU
=> TÜRK TARİH KURUMU
=> ATATÜRK ARAŞTIRMA MERKEZİ
=> ATATÜRK TAKVİMİ/2009
=> TARİH SÖZLÜK
=> TARİH SÖZLÜK
=> PROJE HAZIRLAMA KURALLARI
=> TEZ YAZIMI
=> Bilimsel Çalışma Kuralları
=> Türk Bayrağı Kanunu
=> ÖĞRETMEN ATATÜRK
=> ATATÜRK VE TARİH
=> TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER
=> FIKRALAR
=> Cumhuriyet Bayram Tören Konuşması
=> TELGRAFHANE
=> Ilk Türk Ucağı Ne Zaman Uctu...
=> TARİHTE Türk Devletleri
=> İLK ÇİÇEK AŞISI
=> BURSA’NIN KURTULUŞU
=> TARİH CETVELİ
=> TARİHTE İLKLER
=> Haritalar
LİSE:1
LİSE:2
Yeni sayfanın başlığı

 

                                                                       

 

  SAYIN MÜDÜRÜM,DEĞERLİ ARKADAŞLAR
                SEVGİLİ ÖĞRENCİLER                        

 

        Bugün Türk Tarihinin mutlu bir gününü tekrar ve hep beraber yaşıyoruz.Hürriyet tarihimizin başlangıcını,çağdaş uygarlık yörüngesine girişimizin ise simgesini oluşturan bu mutlu gün, Türk milletinin egemenliğini kazandığı,özgürlüğüne kavuştuğu,özgür dünyada saygın ve onurlu yerini aldığı gündür.Bundan dolayı tüm Türkiye’de büyük bir sevinç ve coşkuyla kutlanmaktadır.Bizler de bu mutlu günü kutlamak için burada toplanmış bulunuyoruz.Bu mutlu gün hepimize kutlu olsun.     
 
  Birinci Dünya Savaşı sonucunda ülkemizin işgale uğraması nedeniyle 19 Mayıs 1919’da  Samsun’a çıkan, ''Ya istiklal ya ölüm'' diyerek İstiklal Harbini başlatan ,23 Nisan 1920'de Ankara'da yeni bir devletin temellerini atan Atatürk;demokratik anlayış içinde“Türk Milletinin karakterine ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir.” diyerek 29 Ekim 1923 tarihinde ilan ettiği Cumhuri yet, Türk Milletine bırakılmış en büyük miras ve vazgeçilmez bir değerdir.
 
Cumhuriyet;vatandaşın devlete devletin vatandaşa karşı hak ve vazife
lerini en iyi olarak düzenleyen,halk egemenliğini esas alan,temelinde temel hak  ve özgürlükler yatan,yönetimde halka seçme ve seçilme hakkı tanıyan ve insan onuruna ve kişiliğine önem veren, başta devlet başkanı olmak üzere,devletin temel organlarında görev yapan kişilerin seçimle iş başına geldikleri ve seçimle ayrıldıkları,bunların belirlenmesinde veraset sisteminin kesinlikle rol oynamadığı, laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti gibi özellikleri olan bir devlet biçimidir.                                                 Cumhuriyet'in insanlık tarihi içinde çeşitleri görülmüştür. İlkçağ ve Ortaçağ'da klasik şekilleri ,18. yüzyılda ise modern şekilleri görülmeye başlandı. Tarihte ilk olarak bugünkü anlamda modern şekli  ABD ger
çekleşti ve Fransız ihtilali ile de tüm dünyada  yayılma gösterdi.Günümüze kadar olan süreç içinde de yıkılan monarşi yönetimlerinin yerini bir bir
cumhuriyetler aldı.Böylece çağımız Cumhuriyet çağı oldu.
    
Türk tarihinde ise cumhuriyet düşüncesi Osmanlı devletinde  Tanzimat devrinde oluşmaya başladı .Önce bazı aydınların zihinlerinde belirdi,onların yazılarında ve şiirlerinde bir özlem olarak dile getirildi ve  hürriyet,vatan ve millet kavramlarıyla birlikte sürdürüldü. 2.Meşrutiyet döneminde bazı fikir ve politika adamlarının da bu düşünce üzerinde durdukları görüldü.Fakat bu cumhuriyet düşüncesi hiçbir zaman yeşermemiştir.Çünkü;Osmanlı ailesine dayanmayan bir egemenlik düşünülemiyordu.Devlet yapısının ancak meşru
ti demokrasiyi kaldırabileceği sanılıyordu.Nitekim Osmanlı devletinin sona ermesine kadar bu anlayış egemen olmuştur.
 
  Ancak büyük bir özlem halinde süre gelen cumhuriyet fikri Atatürk'te en yüksek olgunluğa erişmiştir.Atatürk, ilk önce meşruti demokrasi akımlarının etkisinin altında kaldı.Hayatın içine girince Osmanlı devletini her yönüyle iyice tanıdı.Ülkenin çeşitli yerlerinde aldığı görevler ,öğrenci
liğinden beri araştırıp anlamaya çalıştığı çağdaş düşünce akımları,batıdaki siyasi ve bilimsel gelişmeler,ona  Osmanlı devletinin yaşama şansının hiç kalmadığını göstermiştir.
 
  Bilindiği gibi Osmanlı ilk üç asırlık döneminde medeni gelişim gösterdi ve  zirveye ulaştı.Fakat son üç asırlık dönemde bu üstünlüğünü koruyama
dı,sürdüremedi  ve kaybetti.Birinci dünya savaşı sonucunda yalnız gücünü ve üstünlüğünü kaybetmekle kalmadı ,topraklarını ve devlet varlığını da kaybetti.Hatta son kalan toprağı Anadolu Türke mezar yapılmak istendi.
Türk milletinin çaresizliğe ve umutsuzluğa düştüğü anda Atatürk milletine umut ışığı oldu.''Yüzyıllarca bağımsız yaşamış bir millet bağımlı yaşayamaz'' ''Ya ölüm ya istiklal''diyerek İstiklal Harbini başlattı.  Mustafa Kemal İstiklal Harbini yürütürken 23 Nisan 1920 'de,ulusal egemenlik esaslarına dayanan,yeni bir devletin temelini attı. Adım adım ,bütün engelleri kıra kıra zaferlere ulaştı  ve  29 Ekim 1923'de de Cumhuriyet'i ilan etti.
 
  Türk milleti yüzyılların  deneylerinden geçmiş,iyi ve kötü yönetimlerin çeşitlerini görmüş,baskıya boyun eğmemiş,bağımsız karakterli  bir toplum
dur.Böyle soylu bir milletin yönetimi de kuşku yok ki Cumhuriyetten başkası olamazdı.
 
Cumhuriyet ilan edildiğinde ülkemizin durumu hiçte iç açıcı değildi.Millet yorgun,yoksul,ülke bir uçtan diğer uca değin harap olmuş durumda  idi.Türk milleti geri kalmışlık zincirini ancak  Cumhuriyet ile kırabilirdi ve Atatürk'ün hedef olarak belirlediği çağdaş uygarlık seviyesine ancak Cumhuriyetle ulaşılabilirdi.Atatürk'ün önderliğinde Türk ulusu her şeye sıfırdan başladı.Atatürk'ün tek dayanağı Türk ulusuydu.Bütün kalbiyle halkına güveniyor,Türk halkı da ona inanıyor ve  bağrına basıyordu.Bu inanç ve güvenle düşman denize dökülüp,yurttan atıldıkta sonra Atatürk'ün ''Asıl Savaş''dediği bilgisizliğe ve yoksulluğa karşı savaş başlatıldı.
 
  Cumhuriyet,Türk'ün uyanış,aydınlık,kalkınma çağı oldu. 85 yıllık öyküsü  bir başarı, bir uygarlaşma öyküsüdür.Kazanılan askeri zaferler ekonomi ve kültürel zaferlerle taçlandırıldı. Böylece kağnıdan otomobile,kol gücünden  elektroniğe ,telgraftan Türksatlara uzanan bir gelişim gösterildi ve bugünkü kalkınma düzeyine ulaşılmış olundu.
Sevgili öğrenciler;
   Çağımızda zenginliğin ölçüsü paradır.Fakat paradan daha değerli olan tek bir şey vardır; O ‘da fazilet sahibi olmaktır.Cumhuriyet aynı zamanda bir fazilet rejimidir.Atatürk’ün dediği gibi ‘’Cumhuriyet faziletli insanlar yetiştirir.’’ Bundan dolayı sahip olduğumuz bu zenginlik kaynağının kıymetini bilmek,korunmasında ve geliştirilmesinde sorumlu olmak,has
sasiyet göstermek gerekir.Çünkü  cumhuriyet ,tarihimizde yeni bir şeydir.Bir fidan gibi gençtir.Bundan dolayı da kaybedilmesinden en çok korkulan şeydir.Bu korku ancak faziletli,adaletli,sorumluluk sahibi,çalışkan ama çok çalışkan insanların sayıları artıkça ve cumhuriyete sahip çıkıldıkça  kaybolacak yerini güven alacak ve cumhuriyetimiz köklü bir çınara dönüşecektir.
 
     Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken Büyük önder Atatürk ve canlarını bu uğurda feda eden şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnet ve şükranla anar,hepinize sağlık ve esenlikler dilerim.                                
                                                                                                                  İRFAN GEZER
ANADOLU ÖĞRETMEN  LİSESİ
TARİH ÖĞRETMENİ

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 



'Çalışmadan,Öğrenmeden,Yorulmadan,rahat yaşamanın yollarını alışkanlık haline getirmiş milletler;evvela haysiyetlerini,sonra hürriyetleri ni ve daha sonra da istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar… ATATÜRK

=> Willst du auch eine kostenlose Homepage? Dann klicke hier! <=