İÇİNDEKİLER

LİSE:4
LİSE:3
İRFAN GEZER
=> ATATÜRK KÜLTÜR DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU
=> TÜRK TARİH KURUMU
=> ATATÜRK ARAŞTIRMA MERKEZİ
=> ATATÜRK TAKVİMİ/2009
=> TARİH SÖZLÜK
=> TARİH SÖZLÜK
=> PROJE HAZIRLAMA KURALLARI
=> TEZ YAZIMI
=> Bilimsel Çalışma Kuralları
=> Türk Bayrağı Kanunu
=> ÖĞRETMEN ATATÜRK
=> ATATÜRK VE TARİH
=> TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER
=> FIKRALAR
=> Cumhuriyet Bayram Tören Konuşması
=> TELGRAFHANE
=> Ilk Türk Ucağı Ne Zaman Uctu...
=> TARİHTE Türk Devletleri
=> İLK ÇİÇEK AŞISI
=> BURSA’NIN KURTULUŞU
=> TARİH CETVELİ
=> TARİHTE İLKLER
=> Haritalar
LİSE:1
LİSE:2
Yeni sayfanın başlığı



İlmi Yazıların Hazırlanmasında Uyulacak Kurallar

Yazana zorluk vermeyen yazı, okuyana da zevk vermez.
S. Johnson

Araştırma Nedir?
Bilimsel araştırmada izlenecek sıra
Kütüphanelerden yararlanma
Okuma ve Not alma

Bilindiği gibi yazılı kompozisyon türleri çok çeşitlidir ve her birinin yazılış tekniği farklıdır. Bir hikâyenin yazılmasında izlenecek yol ile bir araştırma yazısının (makalenin, tebliğin...) ortaya konmasında izlenecek yol aynı değildir. Araştırma yazılarında düşünce ve araştırma ön plândadır. Bu bölümde genel olarak bir araştırmanın nasıl yapılacağı ve bilimsel yazıların hazırlanmasında nelere dikkat edileceği üzerinde durulmuştur.

Araştırma Nedir?

Araştırma, insanın çevresini tanımak ve karşılaştığı problemlere çözüm bulmak, doğruyu ortaya koymak, bilinmeyeni öğrenmek amacıyla yaptığı sistemli çalışmaların hepsi olarak tanımlanabilir.

“Bir araştırmanın değeri bilimsel olup olmayışıyla ölçülür. Araştırmanın bilimsel olması için içindeki bilgilerin doğruluğu, sonuçların doyurucu olması yanında onun iyi bir yöntemle yazılmış olması da gereklidir. Belirlenmiş bir araştırma konusu, daha önce o konuda ya da o konuya yakın kitap ve makaleler gözden geçirilmeden ve gerekli notlar alınmadan işlenemez

 

Bilimsel araştırmada izlenecek sıra

 Araştırma yapılacak alanın özelliğine göre az çok değişiklikler olmakla birlikte bilimsel araştırmalarda genellikle şu sıra izlenir:

1. Konuyu seçmek ve sınırlandırmak
2. Taslak plân
3. Malzeme bulma, kaynak toplama
4. Okuma ve not alma
5. Notları düzenleme
6. Yazma
7. Gözden geçirme

Şimdi bunları açıklayalım:

 

1. Konuyu seçmek ve sınırlandırmak

Herhangi bir alanda bilimsel araştırma yapacak kişi için konunun iyi seçilmesi ve sınırlandırılması son derece önemlidir. Her şeyden önce konu; kişinin ilgi alanında olmalı, onun kişisel anlayışlarına, dünya görüşüne, yeteneklerine, zevklerine uygun olmalı, kaynak sıkıntısının yaşanmayacağı, araştırmaya değer özgün bir nitelikte olmalıdır.

Araştırmacı, konusunu belirlemeden önce yapacağı çalışmayla ilgili ön araştırma yapmalıdır: Konuyla ilgili kaynaklar nelerdir ve bunlar yeterli midir? Konu şimdiye kadar hangi yönlerden ele alınmıştır, eksik bırakılan yönleri var mıdır? Daha önceden araştırılmış mıdır? Güncel midir? Araştırmaya değer midir? Plânlanan sürede bitirilebilir mi? Araştırmanın gerektirdiği bilimsel yeterliğim var mı? Üstesinden gelebileceğim, ilgilendiğim bir konu mu? gibi so­ruların cevaplarını göz önünde bulundurmalıdır.

Lisans ve yüksek lisans düzeyinde hazırlanan bitirme tezlerinin birer örneği ilgili bölümlerde ve kütüphanede bulunur. Örnek olarak bunlara da bakılarak hangi konuların hangi yönüyle daha önceden işlenmiş olduğu belirlenebilir. Lisans tezleri için (genellikle) öğrenci, araştırmayı düşündüğü konuyla ilgili teklifini öğretim üyesine bildirir. Öğretim üyesi, bu teklifi bilimsel bakımdan uygun bulursa (öğrencinin ilgisini, yeteneğini de göz önünde bulundurarak) kabul eder veya kendi belirlediği konuyu verir.

Konuyu belirledikten sonra araştırma imkânları (ve gerekiyorsa süre de) dikkate alınarak konu sınırlanır. Bir konunun sınırları ne kadar iyi çizilir, daraltılabilirse araştırma o oranda sağlıklı ve ayrıntılı olur. Konunun sınırlanması, genel bir konuyu mümkün olduğu kadar özele indirmek demektir. Türk masallarındaki olağanüstü varlıklar oldukça geniş ve genel bir konudur. Bu konu Keloğlan masallarında devler şeklinde sınırlanıp daraltılabilir.

2. Taslak plân

Konuyu tespit edip sınırlarını çizdikten sonra kaynak (veya malzeme) toplanmaya başlamadan araştırmayı düzenli bir biçimde yürütebilmek için taslak bir plân yapılmalıdır. Bu plân, hangi kaynakların konuyla ilgili, hangilerinin ilgisiz olduğunu ayırmaya ve başka hangi kaynaklara ihtiyaç duyulduğunu göstermeye yarar. Araştırmanın başında bilinenler, sonradan öğrenileceklere göre sınırlı olduğu için yeni bilgiler edindikçe taslak plânda bazı değişiklikler ola­caktır.

3. Malzeme bulma, kaynak toplama

Araştırmada yararlanılacak malzemeler ve kaynaklar konunun özelliğine göre değişir. “Tarihî değeri olan bir vazo, arkeoloğun; bir bölgenin bitki örtüsü, bir ziraatçının; toplumsal olaylar, bir sosyoloğun; dildeki herhangi bir gelişme ya da değişme, bir filoloğun malzemesidir. Tarihî değeri olan bir belge, bir tarihçi için iyi bir malzemedir. Yeryüzündeki herhangi bir olay sosyoloğun, bir belge ise, tarihçinin somut malzemesidir. Bilimsel çalışmalar malzemeye dayanır... Malzemenin araştırmacı tarafından aranıp ortaya konması daha uygun olur.”

Bir araştırma için istatistikler, tebliğler, raporlar, gazeteler, dergiler, yıllıklar, sözlükler, ansiklopediler, kataloglar, dizinler başvurulacak kaynaklardan bazılarıdır. Araştırmacı ayrım yapmadan, mümkün olduğu kadar bütün kaynakları incelemeye çalışmalıdır. Konuyla ilgili hangi kaynakların olduğunu öğrenmek için ilk olarak büyük ansiklopedilerin ilgili maddelerin altında yer alan bibliyografyaya bakılabilir. Konuyla ilgili bir kitabın bibliyografya kısmı incelenebilir. Daha geniş kaynak bilgisine ulaşmak için bibliyografya yayınlarına bakılır. Millî Kütüphane yayını olan Türkiye Makaleler Bibliyografyası, Türkiye Bibliyografyası ve Bibliyografyaların Bibliyografyası ile Yeni Yayınlar  temel başvuru kaynakları arasındadır.

Kütüphanelerden yararlanma

Kaynakların pek çoğu kütüphanelerde olduğu için öncelikle kütüpha­nelerden nasıl yararlanılacağını bilmek gereklidir: Kütüphanelerde (genellikle) Dewey’in Onlu Tasnif sistemi kullanılır. Bu sisteme göre tüm konular önce dokuza ayrılmış sonra bu dokuz bölüme girmeyen temel başvuru kaynakları için ayrı bir bölüm düzenlenmiştir. Bu bölümler kendi içinde de onar onar alt bölümlere ayrılır. Bu sisteme göre, kitaplar aşağıdaki gibi numaralanır:

000-099 Genel konular (Bibliyografya ilmi, tekniği, kütüphanecilik, genel ansiklopediler, toplanmış genel denemeler, genel periyodikler, genel kurumlar, müzeler,gazetecilik, külliyatlar, nadir kitaplar)

100-199 Felsefe-Estetik (Metafizik, metafizik teorileri, psikolojinin alanları, mantık, ahlâk ilmi, Doğu ve Eski Çağ felsefesi, Yeni Çağ felsefesi)

200-299 Din( Tabiî din, Kitab-ı mukaddes, sistematik teoloji, ibadet teolojisi, pastoral teoloji, kilise teşkilâtı, Hrıstiyan kilisesi tarihi, Hristiyan kili­seleri ve mezhepleri, Hristiyan olmayan dinler)

300-399 Sosyal bilimler- sosyoloji (İstatistik, siyasal ilimler, ekonomi, hukuk, amme idaresi, sosyal refah, eğitim, ticaret, örf ve âdetler)

400-499 Dil bilim (Mukayeseli dil bilim, T 420 Türk dili*, İngiliz dili, Alman dili, Fransız dili, İtalyan dili, İspanyol dili, Latince, Yunanca, başka diller)

500-599 Nazarî bilimler (Matematik, astronomi, fizik, kimya, jeolojik bilimler, paleontoloji, biyolojik bilimler, botanik, zooloji)

600-699 Uygulamalı bilimler (Tıp bilimleri, mühendislik, ziraat, ev ekonomisi, iş metotları, muhasebe, kimyasal teknoloji, mamul maddeler, endüstri, imalat, bina inşaatı)

700-799 Güzel sanatlar ve eğlence( Bahçe ve park mimarîsi, mimarî, heykeltıraşlık, çizgi-resim, dekoratif sanat, resim sanatı, basma resim sanatı, fotoğrafçılık, müzik, istirahat, eğlence, spor)

800-899 Edebiyat( T810 Türk edebiyatı, Amerikan edebiyatı, İngiliz edebiyatı, Alman ve Cermen edebiyatları, Fransız, Provans edebiyatları, İtalyan, Romen edebiyatları, İspanyol, Portekiz edebiyatı, Latin edebiyatı, Yunan edebiyatları, Başka dillerin edebiyatları)

900-999 Tarih (Coğrafya, biyografya, Eski Çağ dünya tarihi, Avrupa tarihi, Asya tarihi, Afrika tarihi, Kuzey Amerika tarihi, Güney Amerika tarihi, Okyanusya tarihi)

(Atatürk kitapları, Türkiyedeki kütüphanelerde 1000 kodunu taşıyan bölümde yer alır.)

Konularına göre ayrı tasnif numarası verilerek kütüphanede ayrılmış bölümlere konan bu kitaplar için yazar adına göre, kitap adına göre ve konu adına göre olmak üzere 7,5x12,5 cm ölçüsünde kitap tanıtma kartları hazırlanır ve kart kutularına alfabetik olarak yerleştirilir. Kütüphaneye gelen bir okuyucu kitap adına veya yazar adına göre aradığı kitabın kartını bulur, kitap istek fişine buradaki tasnif numarasını yazar, görevliye verir. Yararlanacağı konuyla ilgili kitap adı veya yazar adı bilmiyorsa konulara göre hazırlanan kartlara bakar, oradan konusuyla ilgili kitapları bulur.

Buraya kadar anlattıklarımız henüz açık raf veya bilgisayar sistemine geçmeyen kütüphaneler için geçerlidir. Gerçi açık raf ve bilgisayar sisteminde de düzen aynıdır ama uygulama biraz farklıdır. Açık raf sisteminde, kütüphaneye gelen okuyucu yukarıdaki tasnif sistemine göre bölümlere ayrılan raflardan istediği konuyla ilgili kitabı kendisi bulur. Kart kutusundan aradığı kitabın numarasını bulmak, aramada kolaylık sağlar. Bilgisayar sistemine geçen kütüphanelerde ise okuyucu, bilgisayar programında kendisine sunulan farklı tarama seçeneklerinden dilediğini kullanır. Yazar adı, kitap adı veya konu adını (bazen bunlardan birkaç harf girmek bile yeterli olmaktadır) girerek istediği şekilde bütün kütüphaneyi çok kısa bir sürede taratabilir. Aradığı kitabın yerini ve numarasını öğrenebilir. Hatta, kitap bilgisayar ortamına aktarılmışsa istediği sayfaların kopyasını alabilir.

Günümüzde, bilgisayar ve internetin sağladığı kolaylıklar sayesinde sanal kütüphaneler oluşturulmuş, kitaplar (yavaş yavaş) internet ortamında yayınlanmaya başlamıştır. Bilgisayar ağına bağlı bütün dünya kütüphanelerini bilgisayar aracılığıyla dolaşmak mümkün hâle gelmiştir. Akademik konuların bulunduğu on-line bilimsel dergilerin sayısı da her geçen gün artmaktadır.

Bilimsel araştırmada kullanılacak malzemenin ve kaynakların niteliği ile bunlardan yararlanma şekillerinde çağın gereklerine bazı değişikliklerin olduğu da gözlenmektedir.

Her ne şekilde olursa olsun bulunan kaynaklar araştırmada kullanılmak üzere bibliyografya kartlarına yazılır. Bu kartlar genellikle 7,5x12,5 cm ebadında olmakla birlikte bu ölçüler az çok değişebilir. Önemli olan kartların (kâğıtların, fişlerin) aynı ölçülerde olmasıdır. Böylece her biri ayrı kartlara (fişlere) yazılmış kaynakları sınıflandırmak ve alfabetik sıraya koymak oldukça kolaylaşır. Yazma aşamasında kaynak gösterirken ilgili karttan kolayca yararlanmak mümkün olur.

Bibliyografya kartına (fişe) kitabı tanıtıcı bilgilerin yanında bulunduğu kütüphane ve o kütüphanedeki başvuru numarası işlenir.

Kitap Kartı Örneği

Makale Kartı Örneği

Bilgi Fişi Örneği

Okuma ve Not Alma Araştırmayla ilgili kaynaklar, önem ve ilgi sırasına göre seçilerek çok dikkatli bir şekilde okunmalıdır. Okumaya, genel başvuru kaynaklarından, bibliyografyalardan ve o konuyu daha önce işlemiş kitaplardan başlamakta yarar vardır. Okurken bir taraftan da usulüne uygun olarak not alınmalıdır. Not ne kadar iyi alınırsa araştırmanın yazılması o derecede kolaylaşır. Araştırma konusuyla doğrudan ilgili açıklamalar aynen yazılmalı ve bunlardan araştırmada kullanılanlar dipnotta gösterilmelidir. Konuyla uzaktan ilgili açıklamalar, anlaşıldığı şekilde kısaca özetlenmelidir. Alınan notların niteliğini göstermek üzere fişin üst kısmına özet, özel not, alıntı gibi bir kayıt konur.

Araştırma sürecinde okunan gazete, dergi, kitap her ne varsa bunlardan alınan notlar, kaynağı tam olarak gösterilmek kaydıyla (varsa kısaltmasıyla; kısaltması yoksa uygun bir kısaltmayla), numara verilerek (genellikle) 10x15 cm ebadındaki bilgi fişlerine yazılır. Fişlerin aynı ebatta kalın kâğıt (veya ince karton) olması sınıflandırmada ve kullanımda kolaylık sağlar. Aynı fişe birden fazla bilgi işlememeye özen gösterilmelidir. Alınan not, kâğıdın ön yüzüne sığmamışsa arka yüzüne geçilmemeli, ayrı bir fiş kullanılarak bunlar birleştirilmelidir.

5. Notları düzenleme

Kaynakların taranması bittikten sonra, alınan notlar plâna göre bir sıraya konur. Toplanan malzemeye (bulunan kaynağa) göre plânda değişiklik yapılabilir veya yeni bir plân yapmak gerekebilir. Bu son plâna göre ayrı ayrı gruplandırılan notlar gerekirse kendi içerisinde de ayrıca alt gruplara ayrılabilir. Fişleri daha kolay ve düzenli bir şekilde sıralamak için kart kutularından veya zarflardan da yararlanmak mümkündür. Notların, düzenli olarak, plâna uygun şekilde sıralanması yazma işini kolaylaştıracaktır.

Araştırmacıların işini kolaylaştırmak üzere; notlar almak ve bu notları değişik ölçütlere göre sıraya koymak için hazırlanan ve kullanımı çok basit olan bilgisayar programları da vardır. Bu programlar yardımıyla notların düzenlenmesi ve istendiği şekilde sıralanması daha kolay ve çabuk olmaktadır. Ayrıca, araştırmanın yazılmasında buradaki bilgiler birkaç tuşa dokunmakla asıl metin sayfalarına aktarılabilmektedir.

6. Yazma

Yazmaya başlamadan önce yazının içeriği kadar biçiminin de önemli olduğu unutulmamalıdır. Günümüzde neredeyse bütün araştırma yazıları, kitaplar bilgisayarla yazıldığı için sayfa düzenini, satır aralıklarını, paragrafları, yazı tipini değişik şekillerde kolayca ayarlamak mümkündür. Ancak, tezler için belirlenmiş ölçüler vardır, yazarken bu ölçüler dikkate alınmalıdır.

Araştırma metni yazılırken önce yazı taslağı hazırlanır: Plânlama ve düzenleme bittikten sonra fişlerdeki bilgiler bölüm bölüm yazılmaya başlanır. İlk taslağın yazılmasındaki asıl amaç düşünce akışını düzenli bir biçimde sürdürmektir; üslûp güzelliği ve uygun kelimeler seçme ikinci plândadır. Bu aşamada, cümlelerin düzeltilmesiyle oyalanmadan yazma işlemi hızla sürdürülür. Bu taslak üzerinde düzeltmeler yapılacağı için seyrek aralıklı olarak yazılır. Yazı taslağı hazırlandıktan sonra sıra, metni baştan sona okuyup dil bilgisi ve üslûp yönünden düzeltmeye; boş bırakılan yerleri doldurmaya gelir. Yazı taslağını son kez okumadan önce, birkaç gün ara verip tekrar ele almakta yarar vardır. Dinlenmiş bir kafayla metni okumak hem daha tarafsız olmaya, hem de hataların daha iyi görülmesine yardımcı olur.

Yazı taslağında gerekli değişiklikler yapıldıktan sonra asıl metnin yazılmasına geçilir. Bu yazım işinin yeni bir taslağa dönüşmemesi için gerekli tedbirler alınmalıdır. Çalışmasını herkesten önce kendi beğenmelidir. İmlâ ve üslûp meselesi taslakta çözülmeli asıl metnin yazımında bunlarla uğraşılmamalıdır.

Araştırma yazısında (ön söz, içindekiler, kısaltmalar, tablolar, giriş, ana bölümler, ekler, kaynaklar, dizin gibi) her bölüme yeni bir sayfadan başlanır.

Bir araştırma metininin bölümlerini ve bu bölümlerin nasıl yazılacağını, yazarken nelere dikkat edileceğini sıralayalım:

Araştırma için sunuş yapılmışsa bu, ön sözden önce yer alır.

a) Ön söz

Araştırma yazıları ön sözle başlar. Her ne kadar yazının başında olsa da ön sözün sonra yazılması uygundur. Ön sözde araştırmanın yapılış sebebi, amacı, içeriği, yöntemi, özel açıklamalar, (varsa) emeği geçenlere teşekkür yer alır. Araştırmacı eserinde birtakım eksiklerin olduğunu düşünüyorsa bunlar için af dileyebilir. Ön söz tamamlandıktan sonra sol tarafa yer ve tarih; sağ tarafa ad soyad yazılır.

Ön söz, giriş değildir. Araştırma yazılarının ilk önce ön sözü okunur.

b) Kısaltmalar

Metinde kullanılan açıklamalar, kısaltmalar, işaretler varsa bunlar ön sözden sonra içindekilerden önce alfabetik sıraya göre yazılır.

c) İçindekiler

Metindeki ana bölümler ve bu bölümlere ait alt bölümler önem sırasına içindekilerde gösterilir. Bu bölüm, araştırmanın içeriği hakkında genel bilgiler verir.

d) Giriş

Giriş ayrı bir bölüm olmadığı için I. Bölüm altına Giriş yazılmaz. “Girişte o alanda yapılan incelemelerin, araştırmaların durumu belirtilir, ilerlemeler gösterilir, doldurulamayan boşluklar, eksiklikler anlatılır, gerektiğinde yapılan araştırmalar eleştirilir. Giriş, araştırmanın açılışı ve serilişidir.”

e) Asıl metin bölümü

Araştırma konusu bölümler hâlinde düzenli olarak bu bölümde anlatılır. Ana bölümler ve alt bölümler, başlıkların yazılış biçimi ve numaralama şekliyle birbirinden ayrılır.

Araştırma baştan sona bir bütün olduğu için araştırmacı tutarlı olur. Düşünceler, anlayışlar, uygulamalar birbiriyle çelişmez.

Araştırma hangi alanla ilgili olursa olsun okuyucuların anlatılanları kolayca kavrayabilmeleri için kelimelerin seçimine, cümle kuruluşuna, paragrafların usulüne göre oluşturulmasına ve bunlar arasında uyum olmasına özen gösterilir.

Bilimsel araştırmanın bir gereği olarak yararlanılan kaynaklar, yerler,  alıntılar sayfanın altında dipnotlarla gösterilir. Dipnot numarası araştırmanın başından başlatılabileceği gibi her sayfada 1’den başlatılabilir. Dipnotlarda kısaltmalardan yararlanmak mümkündür. Alıntı, bir önceki kaynakla aynı ise A.g.e. (adı geçen eser) veya Aykay (aynı kaynaktan) şeklinde kısaltılabilir. Dipnotlar aşağıdaki örneğe göre (eserde belirtilenler dikkate alınarak) yazılır:

Yazarın Adı Soyadı, Kitabın veya Yazının Adı, (varsa derleyen veya çevirenin Adı Soyadı), Cilt numarası, kaçıncı baskı olduğu, Basıldığı yer, Yayın Evi (Basım Evi, Matbaa), sayfa numarası.

A. von Gabain, Eski Türkçenin Grameri, Çev. Mehmet Akalın, TDK Yay., TTK Basım Evi, Ankara, 1988, s. 26.

Dipnotlar sayfa altında verilmeyip araştırmanın sonunda yer alırsa notlar başlığı altında sıralanır.

f) Sonuç

Metnin son ve en önemli bölümüdür. Elde edilen bulgular sonuç bölümünde ortaya konur ve bunların yorumu yapılır. Araştırmanın özü, genel nitelikleri sonuçta ortaya konur. Gerekirse araştırmanın bir özeti de verilebilir. Ancak bu pek yapılmaz.

g) Dizin

Araştırmanın türüne ve özelliğine göre farklı şekillerde yapılan dizin (indeks), araştırmadan yararlanmayı kolaylaştıran bilgilerin alfabetik listesidir. Dizinde yer alacaklar belli gruplara ayrılamayacaksa genel dizinler yapılır. Dizindeki maddelerin araştırmanın hangi sayfalarında geçtiği yanlarına yazılır.

h) Kaynaklar

Araştırmada yararlanılan veya konuyla ilgili eserlere ait tanıtım bilgileri alfabetik sırayla kaynaklarda (bibliyografyada) belirtilir. Kaynakların nasıl yazılacağı bir esasa bağlanmamış olmakla birlikte kitap bilgisini aşağıdaki örneğe göre düzenlemede yarar vardır:

Yazarın Soyadı, Adı; Kitabın veya Makalenin Adı, (varsa çevirenin Adı Soyadı), Basıldığı Kurumun Adı, Baskı Numarası, Basım Evi, Yeri, tarihi, sayfa sayısı.

Eren, Hasan; Türklük Bilimi Sözlüğü I Yabancı Türkologlar, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, TDK Yayınları Sayı: 705, Kılıçaslan Matbaacılık, Ankara, 1998, X+350 s.

Uyarı: Unvanların yazılmadığına, yazılış şekline, kullanılan işaretlere dikkat ediniz.

İkiden fazla yazarı olan kitaplar için birinci yazar adından sonra orya (ortak yayın) kısaltması kullanılabilir.

7. Gözden geçirme

Araştırma tamamlandıktan sonra bir kopyası çıkarılmalı ve metin, ara verilerek birkaç kez okunmalı, yazım yanlışları, dizgi yanlışları düzeltilmeli, (varsa) eksikleri tamamlanmalıdır.

 



'Çalışmadan,Öğrenmeden,Yorulmadan,rahat yaşamanın yollarını alışkanlık haline getirmiş milletler;evvela haysiyetlerini,sonra hürriyetleri ni ve daha sonra da istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar… ATATÜRK

=> Willst du auch eine kostenlose Homepage? Dann klicke hier! <=