İÇİNDEKİLER

LİSE:4
LİSE:3
=> TEST-TC.İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK
=> İLKLER(Cumhuriyet Döneminde)
=> UYARI-İNK:11.SINIF
=> ATATÜRK’ÜN KARLSBAD’A GİDİŞİ
=> Nutuk(Söylev)
=> NUTUK/1
=> NUTUK/2
=> NUTUK/4
=> NUTUK/5
=> NUTUK/6
=> NUTUK/3
=> NUTUK/8
=> NUTUK/7
=> NUTUK/9
=> NUTUK/10
=> NUTUK/12
=> NUTUK/14:Milli Sır
=> NUTUK/13
=> NUTUK/11
=> NUTUK/15:Ordu İle Temas
=> NUTUK//16:Yunan ordusunun Manisa ve Aydın çevresini işgali Yunan ordusunun Manisa ve Aydın çevresini işgali
=> NUTUK/17:Millî teşkilât kurulması ve milletin uyarılması
=> NUTUK/18: Millî gösterilerin yankıları
=> NUTUK/20:Sivas'ta genel bir millî kongre toplama kararı
=> NUTUK/19: İstanbul'a geri çağrılışım
=> NUTUK/21:Adını saklayan bir tanıdığın Amasya'ya gelmesi
=> NUTUK/22:Rauf ve Refet Beylerin kararsızlığı
=> NUTUK/23:İstanbul'da bazı kimselere gönderdiğim mektup
=> NUTUK/24: Ali Kemal Bey'in genelgesi
=> NUTUK/25:Sivas'a hareket
=> NUTUK/26: Erzurum'a hareket
=> Atatürk'ün Vasiyeti
=> Atatürk ile ilgili bilgiler
=> Gizli Ant-1.Dünya Savaşında
=> ATATÜRK KRONOLOJİSİ
=> ATATÜRK'ÜN YAZDIĞI ŞİİR
=> DEVRİMLER
=> 19 SAYI ATATÜRK'ÜN YAŞAMINDA
=> 9.sınıf günlük planı
=> Albert Einstein’in Atatürk’e Yazdığı Mektup
=> ÇTDT:150'LİKLER
=> ATATÜRK VE KURTULUŞ SAVAŞI MÜZESİ
=> Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri I-III
=> TEST-İNKILAPLAR
=> TEST-DIŞ POLİTİKA
=> TEST-kurtuluş Savaşı(Cepheler)
=> TEST-İlkeler
=> TEST:MONDROS ATEŞKES ANTLAŞMASI
=> MUSTAFA KEMAL'IN HARITASI
İRFAN GEZER
LİSE:1
LİSE:2
Yeni sayfanın başlığı



ATATÜRK’ÜN KARLSBAD’A GİDİŞİ

Atatürk,1918’de hastalığı nedeniyle tedavi olmak için,Avusturya’nın Viyana şehrinde bulunan karlsbad kaplıcalarına gitmeye karar verdi.Kendisine haftalığı 149 krona Rudolf Hof adında bonyolu pansiyonda yer ayırtıldı.

Karlsbad şifalı sularıyla ünlü kaplıcaları bulunan bir yerdi.Osmanlı döneminde İstanbuldan hastalar gidip tedavi oluyorlardı.Hatta bu ünlü kaplıcalarda Göethe,Schiller,Chopin,Puşkin,Mozart ve eşi Constanze tedavi görmüşlerdir.

Mustafa Kemal İstanbuldan Karlsbad’a trenle gitti.30 Haziran 1918 Pazar günü Karlsbad’a indi.Kendisine ayrılan pansiyonu ilk görüşte beğenmedi.Kendisini tedavi edecek olan doktor Vermer’e bunu söyleyince doktor ona:

‘’Siz buraya ciddi bir kür yapmak için mi geldiniz,yoksa lüks bir otelde dinlenmek için mi geldiniz?Size öyle bir program yapıyorum ki gezmek için vakit dahi bulamayacaksınız’’diyerek üç haftalık sıkı bir kür programı hazırlamıştır..

Doktur Vermer’in hazırladığı kür programına göre ,her sabah saat yedide kalkılacak;iki bardak maden suyu içtikten sonra saat 8.00’de kahvaltı,saat 10-11 arası banyo,saat 11-12 arası pansiyonda masaj,saat 12-13 arası öğle yemeği,yemekten sonra iki buçuk saat dinlenmeisaat 15.30’da bir bardak maden suyu ,saat 16-17 arası küçük yemek,saat 20.00 ‘de akşam yemeği,yatarken bir bardak su daha içilecek ve saat 22.00 ‘de yatılacak.

Doktor Vermer,aynı gün Kemal Paşa’ya yanında un getirip getirmediğini de sorar.Paşa ,’’Hayır’’deyince ,doktor:

-Öyleyse burada ekmek bulamayacaksınız.Çünkü burada hükümet,sadece yerli halka ekmek vermek zorundadır.Yabancılara değil!...

Kema Paşa kızar:

-Öyleyse doktor,burada kalamam,yarın memleketime dönüyorum.Biz,memleketimizde önce yabancıları doyururuz.Hükümetime teklif yapacağım,bundan böyle yabancılara ekmek vermesinler.

Doktor,bunu duyunca Kemal Paşa’yı sakinleştirir,un ve ekmek konusunu halledeceğini söyler.Mustafa Kemal’in yaşının otuz yedi olduğunu öğrenen doktor:

-Pek çabuk general olmuşsunuz!Sizin yaşınızda başka generaller var mı ülkenizde?diyerek hayretini belirtir.Bunun üzerine Çanakkale kahramanı,bütün alçakgönüllüğü şöyle karşılık vermiştir:

-Doktor,bizim ordumuzda yaşlı generaller de vardır.Benim ve benim gibi pek genç kabul ettiğiniz yaşta general oluşumuz,her halde,olağanüstü olayların bizi önemli vatan görevlerini yapmamıza fırsat verdiği içindir.

Atatürk Temmuz sonlarında saman nezlesine yakalandı.Viyanaya gitti.Orada Briston oteline yerleşti.Viyananın tanınmış ürologlarından Prof.Dr.Zuckerland’a muayene oldu.Profesör,İstanbuldaki Türk doktorların koyduğu teşhisi kabul etti.Yapılan tahlillerde koli basili de bulunmuştu.Prof.Dr.Zuckerlandl,Mustafa Kemal’i Viyana yakınındaki orman içinde bulunan Cottage Sanatorium’a yatırdı.Buradaki üç haftalık tedaviden sonra ‘’Cure’’ için Karlsbad’a şifalı sularıyla ünlü kaplıcaya gönderdi.

 

Mustafa Kemal’in bedeni sağlığına kavuşurken,beyni ve yüreği,vatanı için her an düşünceler üretiyordu.Türkiye ufuklarında yaşıyordu.Doktoruyla,istanbuldan gelen değerli konuklarla Hotel İmperial’de sık sık yemekler yedi.Özellikle İstanbuldan gelen paşalar ve devlet görevlileriyle memleket sorunlarını tartıyor geleceğe ilişkin düşüncelerini onlara aktardı.Örneğin bu toplantılarda Türk kadının batılı kadınlar gibi toplumda yerini alması gerektiğini,kadınların beyinlerini bilim ve fenle süslenmesini,vesvesenin bırakılmasını ,şeref ve haysiyet sahibi olmalarına birinci derecede önem verilmesini vurgulamıştır.Bu düşüncelerini de burada kaldığı sürece tuttuğu günce defterine yazmıştır.

Mustafa Kemal bir yandan okuyarak fikirlerini geliştirmeye çalıştı.Fransız yazarlardan Andre Beaumier’in Revolte adlı romanını,Karl Marx’ın Le Capital’ini eleştiren bir başka kitabı okudu.Bunun yanında çevredeki fabrikaları incelemeyi ihmal etmedi.Fransızcasını ilerletmek için Balzac’ın La Peau De Chagrin adlı eserini okudu.Almanca dersler aldı.

Bugün Karlsbad’daki kaldığı oda müze olarak onun anısına korunmaktadır.Bir Atatürk büstü kitaplığa yerleştirilmiştir.1918 yılındaki eşyalar olduğu gibi odayı süslemeye devam etmektedir.Karlsbad’lılar onun için; ’’Biz onu bu şifalı sularla ağırladık.Bizim kaplıcamızda sağlığına kavuştu.Ağırladığı ve yemek yediği değerli konuklarıyla kaplıcamızı bir çekim merkezine dönüştürmüştü varlığı ile…’’diyorlar.

Mustafa Kemal Sultan Reşat’ın ölümü ve altıncı Mehmet Vahdettin’in tahta çıktığı haberini alınca

İstanbul’a dönmeye karar verir.Onun için memleket sorunları sağlığından daha önemliydi.1917 yılının Aralık ayında Veliaht Vahdettin’le Almanya cephelerine yaptıkları yirmi günlük gezi sırasında memleketin geleceğini konuştuğu padişahın,şimdiki düşüncelerini merak ediyordu…Bu düşünce,bu kaygı,kaplıcadaki tedaviden çok daha önemliydi Mustafa Kemal için…

 

 

 

 



'Çalışmadan,Öğrenmeden,Yorulmadan,rahat yaşamanın yollarını alışkanlık haline getirmiş milletler;evvela haysiyetlerini,sonra hürriyetleri ni ve daha sonra da istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar… ATATÜRK

=> Willst du auch eine kostenlose Homepage? Dann klicke hier! <=