İÇİNDEKİLER

LİSE:4
=> TÜRK BAĞIMSIZLIK SAVAŞI(1919-1922)
=> TÜRK DEVRİMLERİ
=> ATATÜRK İLKELERİ
=> ÇTDT:İSMET İNÖNÜ
=> Bilim ve Teknoloji(20.Yüzyıl)
=> CUMHURBAŞKANLARIMIZ VE BAŞBAKANLARIMIZ
=> TEST-İnkılap Tarihi
=> ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ
=> ÇTDT-KRONOLOJİ(DÜNYA)
=> Cepheler(Konu+Test)
=> TEST(ÖSS-Osm)
=> 150’LİKLER
=> 1923-1950 ARASI GELİŞMELER
=> 1950-1960 ARASI GELİŞMELER
=> 1960-1971 Arası Dönem
=> 1971-1980 Arası GELİŞMELER
=> 1980 Sonrası Gelişmeler
=> YORUM
=> ORTADOĞU VE GELİŞMELER
=> Cemiyet-i Akvâm
=> Kıbrıs Barış Harekatı
=> MEHMET ORHAN EFENDİ
=> 2. DÜNYA SAVAŞI
=> Kore Savaşı
=> AET
=> İran-Irak Savaşı(1980-88)
=> Körfez Savaşı(1990-91)
=> Arap-İsrail Savaşları
=> Kısa süreli savaşlar
=> TOPLUM ÇEŞİTLERİ
=> LİBERALİZM
=> BÜYÜK SANAYİ DEVRİMİ
=> 1.ÇTDT / Çalışma soruları
=> sınıf:1-2-3-4/soru-cevap
=> Dış Politika(1923-38)
=> 3.Dünya Ülkeleri
=> 2/soru-cevap
=> RUS DEVRİMİ
LİSE:3
İRFAN GEZER
LİSE:1
LİSE:2
Yeni sayfanın başlığı

1950-1960 ARASI GELİŞMELER

 

1950’de D.P. iktidar olunca İnönü döneminde başlayan siyasal bağımlılığı, bir tehdit durumunda ve çağrı üzerine A.B.D.’ye Türkiye’ye müdahale etme yetkisi verilmesine kadar götürmüştür.
*Yine D.P. İktidarı, orduda tasfiyelere girişerek Atatürk’ün arkadaşlarını emekliye sevketmiştir.
*Buna karşılık 1951 yılında 5816 sayılı “Atatürk’ü Koruma Kanunu”nu çıkarıldı. Bu iki tutumun, birbiriyle çeliştiği söylenebilir. 

 

*Bir partizanlık örneği olarak D.P., 1953’te tek parti döneminde haksız biçimde elde edildiği gerekçesiyle C.H.P.’nin binalarına, yayın organı Ulus Gazetesi’nin yönetim ve yayın tesislerine el koydu.

 

*1954 yılında yapılan genel seçimlerde D.P. oyların % 58’ini alarak 488 milletvekili, C.H.P., oyların % 35’ini alarak 31 milletvekili,  Cumhuriyetçi Millet Partisi  oyların yaklaşık % 5’ini alarak 5 milletvekili çıkardılar. Bağımsızlar  ise 2 sandalye kazandı.

 

*Bu dönemde Türkiye 1952’de NATO’ya üye oldu.
*1960’da OECD’ye  üye oldu.
*Fas, Tunus ve Cezayir’in bağımsızlık savaşlarında Türkiye, bu ülkelerin değil Batı’nın yanında yer aldı.
*Süveyş Kanalını millileştiren Nasır’a karşı İngiltere’yi destekledi.
*Yabancı sermayenin özendirilmesi için kapitülasyon koşullarına benzeyen “Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanunu ve Petrol Kanununu çıkarıldı.
*Yoğun bir biçimde dış borç alındı.
*1958 yılında dış borçlar ödenemez duruma geldi ve % 320 oranında bir devalüasyon yapıldı .

           

*27 Ekim 1957’de yapılan seçimlerde D.P. oyların % 48’ini alarak 424 milletvekili çıkardı. C.H.P. 178, C.M.P. 2, H.P.2 milletvekili kazandılar.

 

*D.P. Programı özelleştirmeci olup K.İ.T.’lerin satışını amaç edinmesine rağmen bunun tam tersini yaparak Türkiye Petrolleri  A.Ş., Et ve Balık Kurumu, Devlet Malzeme Ofisini kurmuş ve bu dönemde hiçbir özelleştirme yapılmamıştır.

 

*1959 yılında Londra ve Zürih anlaşmaları imzalanarak  İngiltere, Yunanistan ve Türkiye’nin garantörlüğünde Kıbrıs Cumhuriyeti  kuruldu.
*Bu anlaşmalara dayanarak Türkiye, 1974’te Kıbrıs’a müdahale etmiştir

 

*D.P., muhalefeti susturmak için Tedbirler Kanunu’nu çıkardı. Bu kanunla kurulan Tahkikat Komisyonu, cumhuriyet savcısı, sorgu hakimi, adli ve askeri amirlere verilen bütün yetkileri kendisinde topladı.
*Ayrıca her türlü yayını yasaklamaya, matbaaları kapatmaya, her çeşit gösteri faaliyetleri için tedbir almaya yetkili idi.
*19 Nisan 1960 tarihinde yaptığı konuşma sebebiyle İsmet İnönü’ye 12 oturum meclisten çıkarılma cezası verildi.
*Aynı şekilde Tahkikat Komisyonu, 23 Nisan 1960’da Fethi Çelikbaş ve Osman Bölükbaşı’ya T.B.M.M oturumlarından uzaklaştırma cezası verdi. *D.P., bu tutumu ile adeta 1960 darbesine davetiye çıkarmış oluyordu.

 

*Prof. Taner Timur’e göre 1950-1960 döneminin temel tartışma ve mücadele konusu, biçimsel özgürlüklerdi: Basın özgürlüğü, üniversite özerkliği, mahkemelerin bağımsızlığı v.b. konular, örgütlü veya örgütsüz bütün muhalefetin ve  bütün mihrakların  sloganları haline gelmişti. Hatta bu mücadele, basın mensuplarına tanınacak ispat hakkı vesilesiyle D.P. saflarına da sirayet etmiş onları da bölerek “Hürriyet Partisi”nin kurulmasına yol açmıştır.

 

*1945-1960 arasındaki çok partili hayat, Türkiye’de beklenen demokrasiyi değil halkın fırkalara bölünerek birbiriyle çatışmasını getirmişti. Çünkü ülke içinde camiler, kahveler  ve mahalleler ayrılmıştı. Gerçekten de ülkede tam bir cepheleşme yaşandı. İktidar, üniversiteler, yargı ve basınla zıtlaştı. Ayrıca Bu dönemde iktidar ve muhalefet arasında uzlaşmaya ve hoşgörüye dayanmayan tamamen çatışmacı bir politika izlenmiştir. Nitekim Demokrat Parti, “vatan cephesi” diye bir cephe kurmuş buraya girenler  radyodan ilan edilmiştir.

 

*Başbakan Adnan Menderes A.B.D.ye teslimiyet politikasının ülkeyi iyi bir noktaya getirmediğini gördükten sonra Rusya ile ilişkileri geliştirmek üzere orayı ziyaret için  gerekli randevuları alır fakat ziyaretten 40 gün önce 27 Mayıs Darbesi gerçekleşir.

 

*İnönü darbeden çok kısa bir süre önce D.P.lilere, “sizi ben bile kurtaramam” demiş ve haklı çıkmıştır. 

*27 Mayıs 1960 günü  Türk Ordusunun subaylarından oluşan Milli Birlik Komitesi, ülkede birlik ve bütünlüğü sağlamak ve kardeş kavgasını önlemek iddiasıyla yönetime el koydu.
*Türkiye’de bazı aydınlar, İhtilalin içeriden kaynaklandığını iddia etseler de Prof. Dr. Çetin Yetkin(2007), 27 Mayıs’ın NATO’nun güney kanadını sağlama almak amacıyla Batı tarafından yaptırıldığını iddia eder.

 



'Çalışmadan,Öğrenmeden,Yorulmadan,rahat yaşamanın yollarını alışkanlık haline getirmiş milletler;evvela haysiyetlerini,sonra hürriyetleri ni ve daha sonra da istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar… ATATÜRK

=> Willst du auch eine kostenlose Homepage? Dann klicke hier! <=