İÇİNDEKİLER

LİSE:4
LİSE:3
İRFAN GEZER
=> ATATÜRK KÜLTÜR DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU
=> TÜRK TARİH KURUMU
=> ATATÜRK ARAŞTIRMA MERKEZİ
=> ATATÜRK TAKVİMİ/2009
=> TARİH SÖZLÜK
=> TARİH SÖZLÜK
=> PROJE HAZIRLAMA KURALLARI
=> TEZ YAZIMI
=> Bilimsel Çalışma Kuralları
=> Türk Bayrağı Kanunu
=> ÖĞRETMEN ATATÜRK
=> ATATÜRK VE TARİH
=> TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER
=> FIKRALAR
=> Cumhuriyet Bayram Tören Konuşması
=> TELGRAFHANE
=> Ilk Türk Ucağı Ne Zaman Uctu...
=> TARİHTE Türk Devletleri
=> İLK ÇİÇEK AŞISI
=> BURSA’NIN KURTULUŞU
=> TARİH CETVELİ
=> TARİHTE İLKLER
=> Haritalar
LİSE:1
LİSE:2
Yeni sayfanın başlığı

         TARİH SÖZLÜK

Afaroz : Kişiyi dinden çıkarma cezasıdır. Aforoz edilen kişi ile toplum bütün ilişkilerini keserdi. Kral bile aforoz edilebilirdi.

Akçe : Gümüş sikke demektir. Akçe'nin altından olanınaysa sikke-i hasene denir.

Osmanlı Devleti’nde ilk bakır akçe Osman Bey zamanında bastırıldı.

Orhan Bey zamanında akçe gümüş olarak bastırıldı.

Ankara Savaşı (1402) : Timur, 1402 yılında Anadolu'ya girerek, Sivas'ı aldı.

Yıldırım Bayezit ve Timur Çubuk Ovası'nda karşılaştı.

1402 yılında meydana gelen Ankara Savaşı'nda Osmanlı ordusu yenildi ve Yıldırım Bayezit esir düştü.

Ankara Savaşı'nın Sonuçları

1. Yıldırm Bayezit Timur'a esir düştü ve esaret altında öldü.

2. Anadolu'da Türk birliği bozuldu ve beylikler yeniden kuruldu.

3. Batı'ya olan Türk ilerleyişi yavaşladı ve İstanbul'un fethi gecikti.

4. Bizans İmparatorluğu geçici bir süre de olsa kendini toparlama fırsatı buldu.

5. Fetret Dönemi başladı

Antropoloji : İnsan ırklarını inceleyerek sınıflandıran bilim dalıdır.

Arkeoloji : Kazı bilimidir. Tarih öncesi dönemlerin aydınlatılmasında yararlanılmaktadır.

Acemi oğlanı; Acemi ocağına yeni alınmış, henüz eğitim görmekte ve yetişmekte olan genç yeniçeri adayı.

Akağa; Sarayın haremindeki zenci olmayan hadım harem ağası.(Darüssaade ağası)

Arpa Emini; Saraydaki padişah ahırının en üst düzeydeki yöneticisi.Ahır masraflarını ken disine emanet edilen paradan yapan kişi.

Arz odası; Padişahların devlet büyüklerini ve yabancı elçileri kabul edip dinledikleri oda.

Askeri Rüşdiye; Askeri ortaokul.

Aşçıbaşı; Saray mutfaklarındaki aşçıların başı.

Aforoz: Hiristiyanlik dininde papa ve kiliseye karsi gelenlere verilen cemaatten çikarma cezasi
 
Ahilik: Selçuklu ve Osmanlilarda olusan esnaf örgütü

Akçe: Osmanli Devletinin para birimi
 
Anayasa: Bir devletin dayandigi temel esaslari ve ana kurulusunu gösteren belgedir.
 
Anlasma: Belli bir konuda veya konularda taraflarin görüs birligine varmasidir
 
Antika: Eski çaglardan kalma eser.
 
Antikite: Eski Yunan ve Roma sanatina verilen genel ad.
 
Antlasma: Iki devlet veya devletlerarasinda yapilan yazili sözlesmedir.

Asimilasyon: Iki veya daha fazla sayida toplum ya da grubun kültürlerinin giderek bütünlesmesi veya kültürlerin erimesi. Kültürel yok olus.

Ayan: Bir sehrin ileri gelenleri. Osmanlilarda çogu esnaf ailelerden olusan sinif
 
Azinlik (Ekalliyet): Içinde yasadiklari toplumda nüfusun büyük bir bölümünü olusturan gruptan( din, dil) etnik köken gibi özellikleriyle farkli olan kesim

Babıâli; ( Yüksek kapı anlamında) Osmanlılarda Sadaret (Başbakanlık),Dahiliye ve Hariciye (İçişleri ve Dışişleri Bakanlığı) ve Şurayı Devlet (Danıştay) dairelerinin bulunduğu bina.

Babüssaade Ağası; (Kapuağası/Sarayağası) Saraydaki hadım Darüssaade ağaları ile Akağaların ve Enderun memuriyetlerinin genel amiri.

Baltacı; Sarayda harem muhafızlarına verilen ad. / Seferler sırasında askeri birliklerin önünde giden ve yolların kapanmasına neden olan ağaçları kesen eli baltalı olan,uzun sakal bırakıp meşin önlük giyen özel seçilmiş iri yapılı askerler.

Baruthane Nazırı; Barut imalatı ile uğraşan baruthane nezaretinin yöneticisi.

Başçıbaşı; Saraya ait inşaat işlerinde çalışan işçi başlarının (Başçı) başı olan kişi.

Baş Çuhadar; Sarayda padişahın kaftan ve kürklerine bakan büyük memur. / Sadrazam ve vezirlerin ve diğer üst düzey görevlilerin yanında çalışan ve evrak iletme,mektup taşıma işi yapan görevlilerede çuhadar denirdi.

Berberbaşı; Saray berberlerinin başı,yöneticisi.

Beylerbeyi; Genel vali,Sancak beylerinin başı.Osmanlı imparatorluğunun Asya kıtasındaki sancak beylerinin başına "Anadolu Beylerbeyi",Avrupa kıtasındaki sancak beylerinin genel valisinide "Rumeli Beylerbeyi" denirdi.

Bimarhane; Akıl hastanesi.(Tımarhane)

Bina Emini; Osmanlılarda büyük ve resmi binalar yapılırken,inşaat masraflarını tutan,malzemeyi satın alan ve ustalarla işçilerin ücretlerini ödeyen,biri katip diğeride Ruznameci (Muhasebeci) olmak üzere iki yardımcısı bulunan görevli.

Bostancıbaşı; Padişahın mülkü olan bostanların ekilip,biçilme işini yürüten bostan işçilerinin başı. / Sarayın muhafazasına ve şehrin güvenliğine bakan askeri teşkilatın başı.

I. Balkan Savaşı :

I. Balkan Savaşı'nın Nedenleri

1. Osmanlı Devleti'ni Avrupa'dan atmak isteyen Rusya'nın Balkanlar'da yeni kurulan devletleri bir araya getirip ittifak kurmalarını sağlaması.

2. Balkan Devletleri'nin Tarblusgarp Savaşı'nın çıkmasını fırsat bilmeleri.

3. Osmanlı ordusu ve yönetiminde ikiliklerin yol açtığı iç karışıklıkların Balkan Devletlerince biliniyor olması ve bu devletlerin Osmanlı Devleti'nin zayıf olmasından yararlanmak istemeleri

I. Balkan Savaşı

Rusya'nın Pan-İslavizm politikası etkili oldu.

Balkan devlertleri, Osmanlı'daki iç karışıklıklardan yararlanarak, tek tek Osmanlı Devleti'ne Savaş açtı.

Osmanlı'ya karşı ilk savaş açan Karadağ oldu.

Sırbistan ve Bulgaristan'a da Osmanlı Savaş açtı.

Arnavutluk bağımsızlığını ilan etti.

Osmanlı Çatalca önlerine kadar çekildi.

Büyük yenilgiler alan Osmanlı Devleti barış görüşmelerine başladı.

 

I. Balkan Savaşı'nın Sonuçları

1. Arnavutluk bağımsızlığını ilan etti.

2. Osmanlı Devleti savaşı kaybetti ve Çatalca önlerine kadar çekildi.

3. Avrupalı Devletler Balkan yarımadasının yeni haritasını belirlemek için Londra Konferansı'nı topladı.

4. Osmanlı Devleti Midye-Enez hattının batısında kalan bütün topraklarını kaybetti. Arnavutluk ile Ege Adaları'nın durumu büyük devletlerin kararına bırakıldı.

5. Londra Antlaşması'nın imzalanmasını engellemek isteyenler 23 Ocak 1913'te Bab-ı Ali Baskını'nı gerçekleştirdiler.

 

II. Balkan Savaşı :

II. Balkan Savaşı'nın Nedenleri

1. Londra Antlaşması'nda en büyük payı Bulgaristan almıştı. Öteki Balkan Devletleri bu duruma itiraz ettiler.

2. Yunanistan özellikle Bulgaristan'ın Ege Denizi'ne açılmasına karşı çıkıyordu.

3. Paylaşılamayan yerlerin arasında başta Makedonya geliyordu.

4. Sonuçta Balkan Devletleri, Bulgaristan'a saldırdı ve II. Balkan Savaşı çıktı.

 
II. Balkan Savaşı

Osmanlı Devleti I. Balkan Savaşı'nda yenilince bu bölgede boşluk doğdu.

Osmanlı Devleti'nden aldıkları toprakları paylaşamayan Balkan Devletleri birbirine düştü.

Sırbistan Makedonya'nın Bulgaristan'a verilmesine itiraz etti.

Yunanistan Makedonya'dan daha fazla toprak istedi.

Romanya Bulgaristan'dan Dobruca'yı istedi.

Bulgaristan, Yunanistan ve Sırbistan'a savaş açtı.

Romanya da Bulgaristan'a savaş açtı.

Osmanlı Edirne'yi geri aldı.

Bulgaristan barış istedi.

 

II. Balkan Savaşı'nın Sonuçları

Balkan Devletleri kendi aralarında savaşa başlayınca Osmanlı Ordusu Midye-Enez hattını aşıp, Edirne ve Kırklareli'yi tekrar aldı.

İkinci Balkan Savaşının sonucunda şu antlaşmalar yapıldı.

a) İstanbul Antlaşması (29 Eylül 1913)

b) Atina Antlaşması (14 Kasım 1913)

c) Bükreş Antlaşması (10 Ağustos 1913)

Osmanlı Devleti, Ege adalarını kaybetti. İmroz, Bozcaada ve Meis dışındaki bütün Ege adaları Yunanistan'da kaldı.

Arnavutluk bağımsız oldu.

Makedonya elimizden çıktı.

Batı Trakya, Bulgaristan'a verildi ve Osmanlı Devleti'nin elinde sadece Doğu Trakya kaldı.

 

Bilimsel Tarih : Olayları neden-sonuç ilişkisi içinde bilimsel olarak inceler. Tarih bilinci bu sayede ortaya çıkmıştır.


Bab-i Ali: Osmanlilarda sadrazam makami. Hükümet.
 
Balbal: Türklerde ölen kahramanlarin mezarinin basina dikilen mezar tasi, öldürdükleri düsman sayisini da belirtir küçük heykelcikler.
 
Balyos: Osmanlilarda Venedik elçisine verilen ad.
 
Basit Devlet: Hukuk birliginin bulundugu devlet.
 
Bedesten: Esya alinip satilan kapali çarsi.

Berat: Ferman, belge
 
Biat: Bir kimsenin devlet baskanligi veya hükümdarligini tanimak.
 
Birlesik Devlet: Devleti otoritesi birligi olusturan ülkeler birligi.

Burjuva:
Yeniçag’da Avrupa’da ticaretle ugrasan zenginlere verilen ad.

Cariye; Düşman ülkelerine yapılan akınlarda ele geçirilerek veya yabancı ülkelerden kaçırılarak,mal gibi para ile alınıp satılan kız,kadın,kadın köle. ( Halayık,odalık,yataklık)

Çelebi; Efendi,kibar,görgülü ve ince kişi.Eskiden "bay"yerine kullanılan bir ünvan.

Çerakçı; Kandilleri ve mumları yakıp söndürmekle görevli kişi.

Çeşnigir; Darphane-i Amire'de (darphane) çalışan ve basılan gümüş ve altın paraların ayarını kontrol eden kişi.

Cem Sultan Olayı : Fatih'in ölümü üzerine Amasya sancağında bulunan Bayezit devşirmelerin desteğiyle tahta geçti.

Konya sancağında bulunan ve Türkmenlerin desteklediği Şehzade Cem bunun üzerine taht mücadelesine başladı.

Memluklerin'de desteklediği Cem Sultan, Bursa'yı aldı ve adına para bastırıp hutbe okuttu.

1481'de Yenişehir Ovası'nda yenilen Cem, Konya'ya kaçtı.

II. Bayezit'in gönderdiği kuvvetlere yenilen Cem Sultan, önce Mısır'da Memlüklülere, ardından da Rodos şövalyelerine sığındı.

Yıllarca Avrupa'da dolaştırılan Cem Sultan, 1495 yılında Napoli'de öldü.

 
Coğrafya : Coğrafi bölgelerin özelliği ve iklimi tarihi olayların değerlendirilmesinde etkilidir.

Örneğin Fenikelilerin deniz ticareti ile uğraşmalarının nedeni coğrafyalarının tarıma elverişli olmamasıdır.

 

Cumhuriyetçilik :
Devlet başkanının belli bir süre için seçilerek iş başına geldiği devlet ya da yönetim biçimidir.

 

Çaldıran Savaşı (1514) : Doğu Anadolu'ya sahip olmak isteyen Şah İsmail bölgedeki Şii Türkmen aşiretlerini Osmanlı'ya karşı ayaklandırıyordu.

Yavuz İran seferi öncesi Dulkadiroğlu Alaüddevle'den yardım istedi fakat isteği reddedildi.

1514'te Osmanlı orduları İran ordularını Çaldıran Savaşı'nda yendi.
 

Çanakkale Savaşı :

İngiltere ve Fransa 19 Şubat 1915'te Çanakkale'ye saldırdılar.

18 Mart'ta büyük bir saldırıya geçen İngiliz ve Fransız donanması, büyük kayıp verip geri çekildi.

İngilizler, sömürge ülkelerden topladıkları kuvvetlerini Arıburnu'ndan karaya çıkardılar.

Bu arada Yarbay Mustafa Kemal Çanakkale cephesine atandı.

9 Ocak 1916'da Çanakkale düşmandan tamamen temizlendi.

 
Çanakkale Savaşı'nın Sonuçları

250 bin Türk asker ve subayı şehit düştü ve yaralandı.

Rusya'ya gerekli olan silah ve cephane ulaştırılamadı. Bu durum Rusya'nın çökmesi ve savaştan çekilmesine neden oldu.

Birinci Dünya Savaşı uzadı.

Rusya'da ihtilal oldu ve Çarlık Rusya yıkılıp yerine Sovyet Rusya kuruldu.

Savaşın uzaması ve İngilizler'in Çanakkale'de yenilmesi sömürge yönetimlerini zorlaştırdı.

Savaşın uzaması, savaşla ilgili olmayan sanayi dallarının gerilemesine neden oldu, bundan da Japonya ve A.B.D. kazançlı çıktı.

Mustafa Kemal'in Çanakkale'de kazandığı başarı, O'nun daha sonra milli mücadelenin lideri olmasında etkili oldu.


Cizvit: Reform hareketlerinden sonra Katolik mezhebini korumak amaciyla kurulan tarikat.
 
Cizye: Islami devletlerde Müslüman olmayanlardan alinan koruma vergisi, kafa vergisi olarak ta ifade edilir. Bu vergi askerlik çagi gelmis, saglikli erkeklerden alinir.

Cumhuriyet:
Egemenligin kosulsuz olarak halka dayandigi devlet sekli.
 
Cülus: Osmanli padisahlarinin tahta çikmasi.

Cülus Bahsisi: Padisahligin ilanindan sonra askerlere verilen para.
 Darül kurra; Cami,mescit gibi yerlerin hemen yanında yapılan kuran okuma yeri.

Darüssaade Ağası; Osmanlı saraylarında harem dairelerindeki hadım edilmiş harem ağası.

Darüşşafaka; Eski "Cemiyet-i Tedrisiye-i İslamiye"(İslami Eğitim Cemiyeti) tarafından kurulmuş olan yetimler okulu.

Defterdar; Osmanlı devletinin maliye işlerine bakan kişi, Devletin çeşitli resmi kurumlarının maliye işlerine bakan görevliler.

Defter Emini; Osmanlılarda Defter-i Hakani idaresinde (Tapu ve kadastro genel müdürlüğü) çalışan ve tapu işlerine bakan yüksek görevli.

Delme Mecra; Yerin altından giden ve insan eli ile yapılmış olan su galerisi,yer altı su isale hattı.

Derviş; Tarikatlardan birine bağlı olan ve tekkede çile ile uğraşan,giyim ve yaşayışında tarikatının adetlerini güden kişi.

Devşirme;
Yeniçeri ocağına alınan gayri müslim çocuklar.

Divan; Padişah ile devlet büyüklerinin bir araya gelerek devlet işlerini görüşmek üzere yaptıkları toplantı.

Divanı Hümayun; Padişahın başkanlığında toplanan ve sadrazam,şeyhülislam gibi yüksek dereceli devlet görevlilerinin katıldığı ve devlet işleri ile halkın sorunlarının görüşüldüğü meclis.

Devlet : Toplum halinde yaşayan insanların, aralarındaki düzeni kurmak ve sürdürmek için oluşturdukları güce denir.

Devletçilik : Ekonomik alanda doğrudan doğruya devletin müdahalesini öngören sistemdir.
 

Diplomatik : Fermanlar, beratlar ve dönemin yazışmalarını inceler. Siyaset bilimi olarak da adlandırılır. Başlangıç noktası Kadeş Barışının imzalanmasıdır.
 

Doksan Üç Harbi (1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı) :

1876 yılında, Avrupalı Devletlerin Balkanlar'da kalıcı çözüm bulmak amacıyla topladıkları İstanbul Konferansı'nda Balkanlar konusunda ağır şartlar getirilmesi üzerine, Osmanlı Devleti şartları kabul etmemiş, daha sonra düzenlenen Londra Konferansı da aynı şekilde sonuçlanmıştı.

İki konferansta da Osmanlı Devleti'nin şartları kabul etmemesi üzerine, Rusya 1877 yılında Osmanlı Devleti'ne savaş açmıştı. Bu savaşta Plevne savunması ile Gazi Osman Paşa üyük kahramanlıklar göstermiş, fakat Rusların, Yeşilköy'e kadar ilerlemelerine engel olunamamıştı. Bunun üzerine padişah II. Abdülhamit, barış isteğinde bulunmuş ve 3 Mart 1878'de Yeşilköy (Ayestefanos) Antlaşması imzalanmıştı.


Darülfünun: Osmanlilarda üniversite

Darüssifa: Saglik yurdu, hastane
 
Demokrasi: Halkin egemenligine dayanan yönetim sekli
 
Devlet: Bir devlet yapisi içerisinde siyasal iktidarin örgütlenmesi ve belirlenmesi ile ilgili genel kurallarin bütünü
 
Devrim: Bir kurumun ya da toplumsal sistemi genellikle zor kullanarak yikip, yerine eskisinden farkli bir kurum ya da toplumsal sistem yaratma.

Asamalari a)Fikir asamasi

                 b)Ihtilal asamasi/halk isyani

                 c)Yeni düzen olusturma çalismalari


Devsirme: Hiristiyan ailelerden alinan çocuklarin Türk ve Islam kültürüne göre yetistirilerek devlet hizmetinde kullanilmasi.

Dogmatizm: Otoritelerce ileri sürülen düsünce ve prensipleri degismez kurallar olarak kabul eden görüs
 
Dolmen: Uzun ve kaba taslarin dikilmesi ve üzerine yassi taslarin konulmasiyla olusan barinak
 
Duyun-i Umumiye: Osmanli devletine borç para vermis alacakli devletlerin paralarini geri almak için kurmus oldugu yönetim(1881)Bu sorun nedeni ile Osmanli Devleti ekonomik bagimsizligini kaybetmistir.

Ebced hesabı; Arab alfabesindeki her harfin bir sayıyı göstermesi kuralı ile harflerden seçilerek düzenlenmiş anlamlı dizilerle bir olayın meydana geldiği yılı belirtme yolu.

Enderun; Saray teşkilatı.

Erkânı harb; Kurmay sınıfından olan yüksek rütbeli asker.

Evkaf; Vakıfların hepsi,tümü.Bu günkü Vakıflar Genel Müdürlüğü.

Eyercibaşı;
Padişahın ve saraydaki diğer yüksek görevlilerin atlarının eyerlerini yapan sınıfın yöneticisi.

Endülüjans : Günahlardan kurtulmak amacıyla kiliseden satın alınan belgedir.

Engizisyon Mahkemeleri : Kilisenin başkanlığında toplanır, genellikle kilisenin öğretilerine karşı çıkanlara ölüm cezası verirdi.
 

Enterdi : Belli bir bölgede kilisenin bir süre nikah, vaftiz, ölü gömme gibi dini törenleri durdurmasıdır.
 

Epigrafi : Kitabeleri inceler. Örneğin : Göktürk ve Kültepe yazıtları.
 

Etnografya : Toplumların öz kültürlerini inceleyen bilim dalıdır.


Efsane: Ün salmis, dillere düsmüs olaganüstü olay.
 
Egemenlik: Bir ülkede ulusun içinden çikan, bir kisiye, gruba ya da tüm ulusa ait olabilen yönetme gücü. Diger bir görüsle yönetim kaynagi olarak görülen güç.
 
Enderun: Osmanlilarda devsirmelerin okudugu saray okulu

Endülüjans: Katolik kilisesinin günahlardan arinmak için halka sattigi af kâgidi.
 
Engizisyon: Katoliklerde dine aykiri davranislari arastirip, cezalandiran kilise mahkemesi

Engizisyon Mahkemeleri : Kilisenin baskanliginda toplanir, genellikle kilisenin ögretilerine karsi çikanlara ölüm cezasi verirdi.
 
Ensar: Hz. Muhammet’e Medine’de yardimci olan Müslümanlar, ev sahibi.
 
Enterdi: Katoliklerde papanin bir ülkede dini hizmetleri durdurarak hükümdari cezalandirmasi. Bir ülkeyi krali ile birlikte dinden atmak.

 
Esraf: Seref ve itibar sahibi kimseler, ileri gelenler

Federal: Birçok siyasal topluluktan olusan ve bu topluluklarin üstünde yer alan devlet yapisina verilen isim
 
Feodalizm: Topragi ve üzerinde yasayan köylüleri tek bir kisinin mali sayan Ortaçag devlet sistemi (Derebeylik)Merkeziyetçi olmayan yönetim. Kapali tarim ekonomisi.
 
Ferman: Padisahlar tarafindan herhangi bir konuda yayimlanan yazili emir, kanun.
 
Fetret: Devlet gücünün zayifladigi bir yerde düzenin yeniden kurulmasina kadar geçen süre (karisiklik)

Fetva: Osmanlilarda seyhülislam tarafindan verilen Seri hüküm veya karar
 
Fıkıh: Islam hukuku 



Ganimet: Savas sirasinda düsmandan alinan, savas araç gereç ve esyalari

Gaza: Din adina yapilan savas

Gulam:  Türk-Islam devletlerinde kurulan orduya verilen


Fetret Devri (1402-1413) :

I. Bayezit'in oğullarından Süleyman Rumeli'de, Musa Bursa'da, İsa Balıkesir'de ve Mehmet de Amasya'da hükümdarlığını ilan etti.

Kardeşler arasında taht kavgası başladı ve Anadolu'nun siyasi birliği sarsıldı.

Mehmet Çelebi 1413'te kardeşlerini ortadan kaldırarak Osmanlı tahtına geçti.

Osmanlı Devleti, 11 yıl süren Fetret Devri'nde, sağlam devlet örgütü ve yerleşmiş sosyal kurumlar sayesinde yıkılmaktan kurtuldu.


Filoloji : Dil Bilimidir. Toplumların dillerini inceler.


Fodla; Bir cins çörek,kurabiye.

Genç Türkler (Jön Türkler) :Tanzimat döneminin sonlarına doğru, bazı Osmanlı aydınları (Namık Kemal, Şinasi, Ziya Paşa, Hüseyin Avni Paşa) Genç Osmanlılar adıyla bir cemiyet kurdular. Bunlar; Osmanlı ülkesinde yaşayan herkesin, din, dil, ırk farkı gözetmeksizin eşit tutulması halinde azınlıkların ayrılmaktan ve devlet kurmaktan vazgeçeceklerini savunuyorlardı. Bu düşüncelerinin uygulanabilmesi için de; Meşrutiyet'in ilan edilmesi, temel hak ve özgürlüklerin bir anayasa ile korunması gerektiğine inanıyorlardı. Bu nedenle II. Abdülahamit'e baskı yapıp 1876 yılında Meşrutiyet'in ilanını sağladılar.

 

Genel Tarih : İnsanoğlunun yeryüzündeki bütün geçmişini siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel tarihini başlangıçtan günümüze inceler.

Örneğin : Dünya Tarihi


Gümrük Emini; Gümrüklerin hesap işlerine bakan yönetici.

Hafız; Kur'an'ı ezberlemiş olan kişi.

Harbiye Nezareti; Osmanlılarda milli savunmanın kara kısmı ile uğraşan nezaret.

Harem-i Hümayun; Sarayların kadınlara mahsus olan kısmı,Harem dairesi.

Harik havuzu; Yangın havuzu.Yangınlara müdahale etmek için gerekli olan suyun depo edildiği havuzlar.

Hasodabaşı; Sarayda padişaha ait olan bölümlerin hizmetini gören kişilerin yöneticisi.

Hattat; Mesleği Arap harfleri ile güzel yazı yazmak olan kimse.

Hazine-i Hassa; Padişahın şahsi gelir ve malları.

Hazine Kethüdası; Osmanlı devletinde sarayın Enderun dairesindeki hazinede bulunan değerli eşyanın korunması ve yönetimi ile görevli kimse.

Haznedar;
Saray hazinesini bekleyen,yöneten kimse.

Hekimbaşı; Sarayda görev yapan hekimlerin başı,başhekim.

Horasan Harcı; İçerisine yumurta akı katılarak yapılan bir çeşit harç.

Humbara;
Tunçtan yapılmış ve içindeki oyuğa patlayıcı doldurulmuş bomba.

Humbaracı;
Yeniçeri ocağının havan topu sınıfına ait topçu eri.

Hakem Olayı : Sıffin Savaşı'nda bir sonuç alınamayınca taraflar, iki taraftan da seçilecek birer hakemin kararına başvurmayı gerekli gördü.

Hz. Ali'nin hakemi Ebu Musa el-Eş'ari, Muaviye'nin hakemi ise Amr İbn-ül As oldu.

Hakemler Muaviye'nin entrikası sonucu onu halife seçti.

 

Halkçılık :  Bir milleti oluşturan çeşitli meslek ve toplumsal grupları içinde bulunduran insanların, halk tarafından halk içinde yönetilmesi.

 

Heraldik :
Mühür bilimidir. Eski mühürleri inceler.

 

Hikayeci Tarih :
Tarihi olayları neden-sonuç ilişkisi belirtmeden, belgelere dayandırmadan, efsanelere göre inceler. İlk temsilcisi Heredot'tur.


Halef: Birinden sonra gelen, birinin yerine geçen

Hanedan: Bir devleti yöneten soy ya da aile

Harem: Saray ve konaklarda kadinlara ayrilan bölüm

Hat: Yazı

Hattat: güzel yazi yazan

Höyük: Bir yerlesme ya da mezar kalintisinin üzerinde olusmus yassi yapay, toprak tepe

Hutbe: Müslüman hükümdarlarin her cuma namazindan
önce camide isminin okunmasi. Islam devletlerinde bagimsizlik sembolüydü.

Hümanizma: Insancilik, insan ve doga sevgisi, insanlari sevme ülküsü. Ortaçagin
skolâstik düsünüsüne karsi XVI. yüzyil Avrupa’sinda dogan ve

İbnülemin; Güvenilir dost kişi.

İhramcı; Hacıların Kâbe'ye giderken giydiği ve geniş beyaz yünlü çarşaftan ibaret olan ihram'ı üreten kişi.

İmaret; Çoğunlukla bir cami bünyesinde yapılan, bazen bir camiden ayrı olarakta oluşturulan ve fakirlere özellikle yemek yardımı yapmak amacı ile kurulan ve vakıf niteliğinde olan kuruluş.

İzam;
Bir yerin büyüğü,büyük kişi,yönetici.

Islahat :
Yenilik. Düzenlemek, onarmak, yola intizama koymak..

 

İlk Çağ : Yazının bulunmasıyla başlayıp (M.Ö. 4000-3500) Batı Roma İmparatorluğunun yıkılışına kadar sürer. En uzun süren çağ olarak bilinir.

 

İnkılap : Bir halden başka hale dönüşme, biçim değiştirme, devrim anlamına gelir. Diğer taraftan, inkılap, toplumların çeşitli alanlarda, toplumun ihtiyaçlarına göre birtakım düzenlemelerle birlikte yeni bir düzen getirmesidir. Atatürk inkılapçılığı; toplumsal ihtiyaçları karşılamak için kurallar koymayı, düzenlemeler yapılırken izlenecek yol ve yöntemler belirlemeyi öngörür.


Ihracat: Dış satım

Islahat: Düzeltme veya iyilestirme çalismalari

Ihtilal: Mevcut devlet düzenini yikmak için baslatilan halk ayaklanmasi

Ikta: Belirli ölçülerdeki bir arazinin] hizmet karsiligi olarak bir kimseye verilmesidir.
Selçuklu ve Osmanlilarda uygulanmistir.

Iltihak: Bir bölgenin ya da ülkenin kendi istegi ile baska bir devlete katilmasi


Inkilâp:
Bir devletin yasam kosullarini ve kurumlarini hizli bir sekilde ileriye dönük olarak degistirmektir.


Irtica (Gericilik):Mevcut devlet düzenini dini esaslara göre yürütmeyi amaçlayan dinsel hareket.

Ithalat: Dış alım

Itilaf (Anlaşık):Avrupa’da Ingiltere, Fransa ve Rusya’nin Almanya ve müttefiklerine karsi olusturdugu güç birligi

Ittifak: Almanya-Avusturya-Macaristan ve Italya’nin, Ingiltere ve müttefiklerine karsi olusturdugu güç birligi

Ittihat (Birlestirme): Dagilmakta olan Osmanli imparatorlugunun bir arada tutma düsüncesi
 Kadı; İslam hukuku olan şeriat'a göre hüküm veren yargıç.Tanzimata kadar askeri davalarla devleti ilgilendiren davalar hariç tüm davalara bakmışlardır.Tanzimattan sonra ise yalnızca evlenme,boşanma,nafaka ve miras davalarına bakmışlardır.Kadılık müessesesi medeni kanunla kaldırılmıştır.


Kaldırımcı;
Yol yapımından sorumlu olan esnaf.İşlerini genellikle götürü usülde yaparlar ve kullandıkları taşların temin edilmesini ve taşların kesim işlerinide kendileri yaparlardı.


Kaldırımcı Kethüdası; Götürü usülde taş döşeyerek yol yapan kaldırımcı esnafının yaptığı işi denetliyen ve ölçümleme yaparak yapılan yolun bedelini tesbit edip,parasını kaldırımcı esnafına ödeyen kişi.


Kalfa; Saraylarda ve büyük konaklarda halayıkların (Cariye) başı olan kadın.Padişah tarafından tayin edilirler,sarayda kendilerine ayrılan yerde otururlar ve sarayın iç hizmetlerinde çalışan cariyelere buyruk verirler ve özel günlerde cariyelerden farklı giyinirlerdi.


Kapı Ağası; Padişahın sarayındaki akağaların en büyüğü.


Kapıcıbaşı;
Saray kapılarını bekleyen sınıfın yöneticisi.


Kapıcılar Kahyası; Bir ilin veya bir resmi dairenin babıâli'de görülecek işlerini takip eden memur.


Kapı Kethüdası; Valilerin,sancak beylerinin ve patrikhanenin babıâli ve diğer resmi dairelerdeki işlerini takip eden memur.


Kapıkulu; Osmanlı devletinde Padişahın kumandası altındaki piyade ve süvari sınıfından olan ve bahşiş ve ulufe ile geçinen askerler.


Kaptan-ı Derya; Donanmanın başı,deniz kuvvetleri baş kumandanı.


Kasabbaşı; Sarayda hizmet gören kasabların başı.(Kethüdayı Kassaban)


Kaside;
Onbeş ila yüz beyitten oluşan ve tek kafiye düzenine göra kurulan ve ünlü kişilere övgü niteliği taşıyan nazım eser.


Kassam;
Kadı ve kazaskerlerin hizmetindeki görevlilerden biri.Ölen bir kişinin mal varlığını varislerine şeriat kurallarına göre paylaştıran görevli.


Katip; Sarayda veya herhangi bir devlet kurumunda çalışan ve görevi yazı işlerine bakmak olan kişi.


Kavas; Osmanlılarda vezirlerin yanında bulunan silahlı koruma görevlileri.1908 yılında kavas sistemi kaldırılmıştır.


Kavasbaşı; Vezirleri korumakla görevli kavasların başı.


Kazasker; En yüksek ilmi rütbe,günümüzün adalet bakanı.İmparatorkuğun Asya ve avrupa bölümlerindeki kadıların başı (Rumeli Kazaskeri,Anadolu Kazaskeri.)Kadı ve müderrislerin atama ve tayin işleri ile ordu mensupları ile ilgili davalara ve devleti ilgilendiren davalara bakmaktan sorumlu olan kişi.

Kemankeş;
Ok atıcı,okçu,yay kullanıp ok atan kişi.


Kethüda;
Kahya,yardımcı,üst düzey devlet görevlilerinin yardımcısı,saray hizmetinde çalışan belirli esnaf (Arabacılar, şamdancılar,kilerciler vs.) gruplarının başı olan kişi.


Kıble taşı; Açık alanlarda oluşturulan namazgahlarda kıblenin yönünü belirtmek için dikilen taş.


Kızlar Ağası; Saray hareminin ağası.(Darüssaade ağası)


Kiler Kethüdası; Saraydaki Kilercibaşının emrinde çalışan ve vazifesi kiler görevlilerini teftiş etmek olan kahya.


Kubbe;
Yarım küre şeklinde olan ve bir yapıyı örten dam.


Küfeki taşı;
Basınç altında kaynaşmış kum taneciklerinden oluşmuş,işlenmesi nispeten kolay olan ve su geçirmeyen bir taş cinsi.


Külliye;
Medrese,hamam,imaret,şifahane ve çarşı gibi ek yapıları ile birlikte inşa edilen cami.


Künk;
Su nakli için isale hatlarında kullanılan pişmiş toprak tada çimentodan yapılmış boru.Osmanlılar döneminde toprak künkler kullanılır ve şebekeden su kaybını azaltmak için iç yüzeyleri sırla kaplanırdı.
Kürkçübaşı; Padişahın kürklerini muhafaza etmekle görevli kişi.


Kapitülasyonlar :

Bir başka devlete tanınan siyasi ve ekonomik ayrıcalıklar.

Fransa'ya Kapitülasyonların Verilmesinin Siyasal Nedenleri

Kanuni'nin, Avrupa'da Şarlken'e karşı giriştiği mücadelede, Fransa'yı yanına çekmek istemesi.

Kanuni'nin Avrupa Hristiyan birliğini parçalamak istemesi.

Avrupa'da bir bağlaşık elde etmek isteği.

Fransa ile 1535 tarihinde bir antlaşma imzalandı.

 

Karlofça Antlaşması (1699) :

Avusturya, Lehistan, Venedik ve Osmanlı Devleti arasında imzalandı.

1. Temeşvar ve Banat Yaylası dışında kalan bütün Macaristan ve Erdel Avusturya'ya verildi.

2. Hırvatistan'ın bir bölümü Avusturya'ya verildi; Sava ırmağı sınır oldu.

3. Podolya ve Ukrayna Lehistan'a verildi.

4. Dalmaçya kıyıları ve Mora, Venedik'e verildi. Korint Osmanlılarda kaldı.

5. Antlaşmanın süresi 25 yıl olacak ve Avusturya'nın garantisinde bulunacaktı.

 

Kasr-ı Şirin Antlaşması (1639) :

1. Azerbaycan ve Revan İran'a bırakıldı.

2. Bağdat Osmanlı Devleti'ne bırakıldı.

3. Zağros Dağları iki ülke arasında sınır oldu.

Bu antlaşma ile XVII. yüzyıl Osmanlı-İran savaşları sona erdi ve bugünkü Türkiye-İran sınırı büyük ölçüde çizildi.

 

Katolikler : Başındaki kişiye Papa denir. Dinsel merkezi Roma'dır.

 

Kavimler Göçü : Çin baskısından kaçan Kuzey Hunları, M.S. 375'de Batı'ya göç etmeye başladılar. Hun göçleri sonunda Karadeniz'in Kuzeyi'ndeki Germen kavimleri Batı'ya göç etti. Doğu Germen kavimlerinin göçü sonucunda , Roma İmparatorluğu, M.S. 395 tarihinde, Doğu ve Batı olmak üzere ikiye ayrıldı.

 

Kimya Karbon 14 Metodu : C14 metodunu kullanarak eski kullanılmış araç ve gereçlerin yaşları hakkında bilgi verir.

 

Kronoloji :
Takvim bilimidir. Tarihi olayların oluş sırasını verir.

 

Laiklik :
Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması, devlet düzeninin ve hukuk kurallarının dine değil, akla ve bilime dayandırılması, fakat kimsenin inancına ve vicdan hürriyetine karışılmamasıdır.




Lağımcı;
Düşman kalelerini feth etmek için tünel kazıp,içine barut koyarak patlatan ve kale duvarlarının yıkılmasını sağlayan asker sınıfı.Su yollarının inşaatında su galerilerinin açılması işlerindede çalıştırılmışlardır.


Lökün;
Zeytinyağı ile kireç karışımından dövülerek yapılan bir çeşit sızdırmazlık macunu.( Çeşme musluklarının takılmasında ve su künklerinin birleşme yerlerinde suyun sızmaması için kullanılan macun)

Kadı: Islam ülkelerinde adalet islerine bakan yargiç.

Kapitalizm: Ekonomik sistem. Bu sistem de kâr ana amaçtir. Bu toplumda egemen sinif burjuvalardir.

Kapitülasyon: Bir devletin bir baska devlete çesitli alanlarda tanidigi haklar ve ayricaliklar.

Konfederasyon:
Egemenliklerini, hukuk yapilarini, baskanliklarini ve uluslararasi kisiliklerini koruyarak ortak bir amaç için antlasmayla birlesmis bagimsiz devletlerin olusturdugu topluluktur.

Katedral:
Büyük kilise

Koloni: Bir ülkenin sinirlari disinda isgal ettigi ve yönettigi yer. Daha çok ticari amaçlidir. Ticaret yapmak amaciyla olusturulan merkezler.

Kurgan: Tümülüslere Türkistan’da verilen ad.

Lahit: Tas veya mermerden oyma mezar

Liberalizm: Kisisel özgürlükleri konu alan ekonomik ve siyasi
görüs. Liberal demokrasi
 
Lonca: Osmanli Devletinde, esnaf ve sanatkârlarin bagli bulundugu kurulus

Mahlas; Eskiden bir şiirin son beytinde kullanılması adet olan,şairlerin kullandığı takma ad.


Maksem; Su dağıtma sandığı ve lüleler yardımıyla suyun çevredeki çeşmelere ve diğer yapılara dağıtımının yapıldığı yer.


Maliye Nazırı; Osmanlılarda devletin gelir ve giderlerinin tutulduğu maliye teşkilatının yöneticisi.


Maslak; Ana su isale hattının kollara ayrıldığı yer.


Medrese; Gelenek ve görenekçi usullerle eğitim yapan ve özellikle din ve hukuk adamı yetiştiren ve genellikle külliye şeklindeki camilerin bünyesinde yer alan ve bir avlu etrafına dizilmiş çok sayıda odadan oluşan okul.


Mescit; İçinde cuma namazı ve bayram namazı kılınmayan küçük mahalle cami.


Matbah Emini; Saray mutfaklarının hesabını tutan görevli


Mevkufat; Bir zaman için tutulup alı konulmuş olan mal yada para.Bir şeyin gelirinden artıp hazineye mal edilen para.Bu görevi yerine getiren kişilerede mevkufatçı denirdi.


Mevlevihane; Mevlevilik tarikatına bağlı olanların, tarikat kurallarına göre toplandıkları ve içinde özel odaları ve tören yerleri bulunan bina.


Mihrap; Camilerde kıble yönünde bulunan ve imama ayrılmış olan oyuk veya girintili yer.


Molla; Büyük kadı, kadı'nın bir üst derecesi,eyalet kadısı.


Mutasarrıf; Osmanlı yönetimindeki sancakların ( Vilayet ile kaza arasındaki yer.) en büyük mülki ve idari amiri. Derece olarak kaymakamdan büyük validen küçüktürler.


Muvakkithane; Saat imali ve tamiri yapılan yer.


Müderris; Eskiden medresede öğretmen,sonraları profesör anşamında kullanılmıştır.


Müşir; Osmanlılarda askerlikte en yüksek rütbe,mareşal.


Müştemilat; Eklenti-Ek bina.

Nafia; İnşaat işleri.


Naib; Vekil olarak birinin yerine geçen ve yerine geçtiği kişi adına işleri yürüten kişi.


Nakkaş; Binaların duvar ve tavan gibi yerlerine ve kitaplar süslemeler yapan resimci,süsleme ustası.


Nalıncı;
Hamam gibi ıslak zeminlerde giymek için tahtadan yapılan yüksek tabanlı bir çeşit terlik olan nalın'ı (Takunya) imal eden kişi.


Namazgah;
Açıkta namaz kılmak için hazırlanmış yer.


Nazır; Osmanlılarda bir idare bölümünün yada kurumun başında bulunan görevli.


Nişancı; Osmanlı devletinde Padişah kaynaklı her türlü yazıya,padişahın imzası olan nişanını koyan veya padişahın tuğrasını çeken divanı hümayun üyesi memur.


31 Mart Olayı :

31 Mart Olayı'nın Çıkmasında Etkili Olan Olaylar nelerdi?

1. İttihat ve Terakki Partisi'nin iktidarı yeterince ele geçirememesi

2. Ahrar Partisi'nin meşrutiyet karşıtı çalışmaları

3. Volkan Gazetesi ve İttihad-ı Muhammedi derneğinin meşrutiyet karşıtı çalışmaları

4. Halkın meşrutiyete ve gayrimüslimlerle olan eşitliğe sıcak bakmamaları

5. Ordudan atılan Meşrutiyet karşıtı subayların kışkırtması

6. Bulgaristan'ın 5 Ekim 1908'de bağımsızlığını ilan etmesi

7. 6 Ekim 1908'de Avusturya'nın, Bosna-Hersek'i işgali

 

31 Mart Olayı Nasıl Oldu?

Volkan Gazetesi başyazarı Hasan Fehmi 6 Nisan 1909'da öldürüldü.

Cenazesi meşrutiyet karşıtı gösteriye dönüştü.

Gösteri giderek isyana dönüştü.

İsyan Selanik'te duyulunca, Hareket Ordusu adındaki birlik İstanbul'a hareket etti.

Hareket Ordusu'nun kurmay başkanı Mustafa Kemal'di.

İsyan 24 Nisan 1909'da bastırıldı.

 

31 Mart Olayı'nın Sonuçları

1. II. Abdülhamit tahttan indirildi ve yerine V. Mehmet Reşat geçti.

2. Padişah'ın yetkileri kısıtlandı, meclisin yetkileri artırıldı.

3. Mustafa Kemal ilk kez bir siyasi olaya karışmış oldu.

 

II. Meşrutiyet :

II. Meşrutiyet'in İlan Edilme Nedenleri

İç Nedenler

II. Abdülhamit'in II. Meşrutiyet'in İlanını Kabul Etmesinin Sebepleri :

1. İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne bağlı olan bazı subayların Rumeli'de ayaklanması

2. Tahta, Osmanlı hanedanından başka bir kişinin geçeceği söylentisi

3. Serez'den bir ordunun İstanbul'a yürüyeceğine dair padişaha gelen telgraf

4. Ordu ve halk arasında isyan belirtilerinin ortaya çıkması

Dış Etkenler

En önemli dış etken "Reval görüşmesi" dir.

Reval Görüşmesi'nde şu kararlar alınmıştır:

1. Ruslar, Balkanlar'da serbest bırakılacak

2. İstanbul ve Boğazlar Ruslara verilecek

3. Makedonya Bölgesi'nde ıslahat yapılacak

 

Mısır Seferi : Yavuz'un İran seferi sırasında Şah İsmail ile Memlüklüler Osmanlı'ya karşı bağlaşma yapmıştı.

Yavuz, 1516 yılında Mısır üzerine sefere çıktı. 1516 yılında Mercidabık Savaşı ile Memluk ordusu bozguna uğratıldı.

Mercidabık zaferi ile Osmanlı Devleti, Suriye ve Filistin'i ele geçirdi.

Yavuz Sultan Selim, 1517 yılında tekrar Mısır seferine devam etti.

 

Milliyetçilik :  Bireylerin ait oldukları milletin varlığını ve birliğini sürdürmesi ve yüceltmesi için diğer bireylerle ortak çalışma bilincine sahip olmasıdır.



Nümizmatik : Eski paraları inceleyerek, toplumların ekonomik yapısı hakkında bilgi verir.

Manda: Yabanci bir devletin güdümü altina girmek, egemenlik kaybi.
 
Mesrutiyet: Bir devletin basta bulunan hükümdar ile halkin temsilcilerinden olusan meclis tarafindan birlikte yönetilme. Meclisli krallik.
.
Monarsi: Devletin bir aile veya soy içerisinden seçilen tek kisi tarafindan yönetilmesidir. 

Müsadere: Osmanlilarda ölen devlet adamlarinin malina el koyma gelenegidir.

Mütareke (Ateskes): Antlasma yapilincaya kadar çarpisan taraflarin silahlarini susturmasidir.

Naip: Küçük yastaki hükümdarlara vekâlet eden, birinin yerine vekil olarak geçen.
 
Nazir: Osmanlilarda bakan.

Nom: Eski Misir’da yerlesim yeri. Kent, sehir

Oligarsi: Siyasal iktidarin birkaç kisilik küçük bir grubun, bir ailenin veya sosyal bir sinifin elinde bulundugu yönetim sekli


Osmanlıcılık: Osmanli imparatorlugu sinirlari içinde yasayan herkesi din, irk ve mezhep ayrimi gözetmeksizin “Osmanli” sayma düsüncesi


Öşür: Islam devletlerinde Müslümanlardan alinan toprak vergisi 


Özerklik: Bir toplulugun kendisini bazi kosullar altinda idare
etme hakki. Genelde ana devlete bagli fakat kendi kurallarini da uygulayabilme özelligi.


Orta Çağ : Batı Roma İmparatorluğunun yıkılışından (476), İstanbul'un Türkler tarafından fethine kadar (1453) sürer.
 

Ortodokslar : Hıristiyanlıkta bir mezhep. Başındaki kişiye Patrik denir. Merkezi İstanbul'dur.

 
Otlukbeli Savaşı (1473) : Osmanlılar ile Akkoyunlu Devleti arasında Anadolu'da egemenlik kurma mücadelesi bulunmaktaydı.

Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan Karakoyunlu Devleti'ni yıkarak, Sivas'a kadar gelmişti.

Candaroğulları ve Karamanoğlu beyleri de Uzun Hasan'a sığınmıştı.

1473 tarihinde yapılan Otlukbeli Savaşı ile Akkoyunlu Devleti yenildi.



Öğretici Tarih : Tarihi olaylardan ders almak ve liderleri örnek alarak yönlendirici rol oynamak amaçlanır.

 

Özel Tarih :
Sadece bir devlet ya da milletin siyasi ekonomik ve kültürel tarihini inceler.

Örneğin :Türkiye Cumhuriyeti Tarihi

Pangermanizm: Bütün Germen kavimlerini birlestirme politikasi.


Panislamizm: Tüm Müslümanlari birlestirme düsüncesi

 
Panislavizm: Tüm Slavlari birlestirme düsüncesi
 

Pantürkizm: Bütün Türkleri birlestirme düsüncesi
 

Papa: Katolik Hiristiyanlarin dini lideri
 

Papirüs: Eski Misir’da kamistan yapilan bir tür kâgit
 

Polis: Eski Yunan’da kent devletlerine verilen isim
 

Protokol: Diplomatik islerde ve devletlerarasi iliskilerde uygulanan kurallar
 

Reform: Bir kurumun isleyisini düzeltmek amaciyla getirilen köklü degisiklik
 

Resmi Tanıma: Iki devletin birbirleriyle yazili ve diplomatik iliski kurmasi
 

Rönesans: Yeniden dogus. XVI. yüzyilda Italya’da baslayan, Yunan ve Roma sanatina dönüs hareketi. Bilim Edebiyat, resim ve müzik gibi anlamlarda gelisme ve yenilik yapma


Reis-ül küttap; Tanzimattan önce Osmanlı imparatorluğunun dışişleri bakanına verilen ad.Sonraları Divanı hümayun'da yazı işlerini yürüten kalemlerin ve katiplerin şefi.


Reis-ül ûlema; Şeyhülislamlık dairesinde ilmiye sınıfının başı olan memur.


Rikab Kaymakamı; Sadrazam ordunun başında sefere çıktığı zaman kendisine vekalet eden görevli ( Sadaret kaymakamı )


Ruzname;
Günlük olayların yazıldığı defter,günlük gazete,günlük masrafların yazıldığı defter hazineye girip çıkan eşya yada paraların günlük işlendiği defter,askeri seferler sırasında olayların günlük yazıldığı defter.


Ruznameci; Günlük defterleri kaleme alan kişi. / İnşaat masraflarının günlük hesabını tutan muhasebeci.


Paleografya : Toplumların eskiden kullandıkları yazıları inceler. (Mısır hiyeroglifi, Sümerlerin çivi yazısı, Türklerin Orhun ve Uygur abideleri gibi) Bu bilim dalı tarih öncesi dönemlerin aydınlatılmasında etkili değildir.

 

Pasarofça Antlaşması (1718) : Osmanlı Devleti ile Avusturya arasında imzalanan bu antlaşma ile :

1. Yukarı Sırbistan, Belgrat, Sırmiyum, Batı Eflak ve Banat Yaylası (Temeşvar) Avusturya'ya bırakıldı.

2. Venedik'ten alınan Mora ve Grit Osmanlılarda kaldı.

3. Arnavutluk ve Dalmaçya kıyılarındaki bazı kaleler Venedik'e verildi.

Antlaşmanın Önemi :

1. Osmanlı Devleti, Batı'nın üstünlüğünü tamamen kabul etti ve toprak kurtaramayacağını anladı.

2. Osmanlılar, Ortodoksları koruma görevini son kez yerine getirdi.

3. İngiltere ve Hollanda'ya verilen ayrıcalıklar Kapitülasyona dönüştürüldü.

4. Pasarofça Antlaşması'nın yarattığı barış ortamında Lale Devri'ne girildi ve ilk defa Batı tipinde ıslahatlara gidildi.

 

Patrona Halil İsyanı
(1730) ; Lale Devri'nde Avrupa tarzında yapılan ve Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın kişiliği ile özdeşleştirilen ıslahatlar, ulemadan ve yeniçerilerden bir takım kişilerin çıkarlarına ters düşmüştü. Lale Devri ile birlikte artan Lüks yaşantı, fakir halkın tepkisine yol açmıştı.

O yıllarda İran ile yapılan savaşlar da devam etmekteydi.

Sadrazam Damat İbrahim Paşa'nın İran seferine gitmek istememesi, ona karşı olanlara bulunmaz bir fırsat vermiş, Bayezit Hamamı tellaklarından Patrona Halil ve Muslu Beşe ismindeki iki Arnavut önderliğinde bir grup 1730 yılında isyana başlamışlardı.

Vergilerden şikayet eden halk ve İran Seferi'ne katılmak istemeyen Yeniçeriler de isyana katılınca, isyan giderek büyümüş, saraya giden asiler, padişah III. Ahmet'ten Damat İbrahim Paşa'nın kafasını istemişlerdi. Kendilerine teslim edilen Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'yı idam eden asiler, tekrar saraya yürüyerek, padişah III. Ahmet'i tahttan indirerek yerine I. Mahmut'u geçirdiler. Bu isyanla Lale Devri sona ermiş oldu.

 

Preveze Deniz Savaşı 1538: Avrupalılar Osmanlı'nın Akdeniz'deki üstünlüğüne son vermek amacıyla Papa'nın önderliğinde Haçlı donanması hazırladılar.

Haçlı donanması Andre Dorya komutasında, Osmanlı donanması ise Barboros Hayrettin Paşa komutasındaydı.

27 Eylül 1538 tarihinde meydana gelen Preveze Deniz Savaşı'nda Barbaros Haçlı donanmasını bozguna uğrattı.

Bu savaşla Akdeniz egemenliği tamamıyla Osmanlıların eline geçti.


Seferberlik: Bir ülkedeki silahli kuvvetlerin, savastan barisa geçmeleri için yapilan hazirlik
 

Siyasal Birlik: Bir ülkede birden fazla siyasi güç odagi varsa siyasal birlik yoktur. Bu güçlerden biri digerini egemenligi altina alirsa, siyasal parçalanmislik yerini siyasal birlige birakir.
 

Siyasal Parti (Fırka): Bir toplumda siyasal iktidari ele geçirmek amaciyla kurulan örgüt.
 

Siyasi Olay: Devletlerarasindaki iliskiler. Bu iliskiler barisçi yoldan olabilecegi gibi savas yoluyla da gerçeklesebilir. Devletlerarasindaki iliskilerin barisçi yoldan gerçeklesebilmesi için öncelikle devletlerin birbirlerini tanimalari gereklidir. Savaslar, antlasmalar, güç birlikleri gibi kavramlar siyasal olaylardir.
 

Skolâstik Düsünce: Ortaçag boyunca Katolik kilisesinin egemenligi altinda olan, bilime kapali dine dayali düsünce. Bu düsünce Rönesans hareketleri ve Hümanizmle sona erdi.
 

Sosyalizm: Üretim araçlarinin kisilerde olmadigi üretim ve bölüsüm araçlarinin kamuoyu ya da devlete ait oldugu siyasal sistem.
 

Sömürgecilik: Bir devletin bir baska ülkeyi isgal ederek yönetmesi ve isgal ettigi ülkenin zenginlik kaynaklarini kendi yararina kullanmasi. Klasik anlamda XV. ve XVI. yüzyilda Cografi Kesiflerle deniz asiri yerleri kesfederek baslattiklari hareket.(Ilkçag’da Kolonizasyon)
 

Stratejik: Elinde bulundurana büyük ayricaliklar ve üstünlükler saglayan yer ya da bölge
 

Şeriat: Temeli dine dayanan yasalar anlamindadir.


Sadaret; Sadrazamlık makamı.


Sadaret kaymakamı; Sadrazam,Serdarı ekrem ünvanı ile ordunun başında sefere çıktığı zaman onun yerine istanbulda kalıp vekaleten sadrazamın işlerini yapan vezir düzeyindeki görevli.


Sadaret kethüdası; Sadrazamın birinci derecede yardımcısı.


Sadrazam; Osmanlılarda padişahtan sonra gelen ikinci adam,en yetkili devlet görevlisi.Günümüz başbakanı.


Sahilhane; Devlet ileri gelenlerine ait deniz kenarındaki konak,yalı.


Saka; İşi,çeşme ve sarnıç gibi yerlerden su alarak evlere dağıtmak olan kişi.


Saka başı; Osmanlılarda sarayda bulunan ve sarayın su ihtiyacının karşılanmasında ve seferler sırasında ordunun su ihtiyacının karşılanması işinde görev yapan saka'ların yöneticisi.


Saka gediği; Sakalara verilen, çeşmelerden su alma imtiyazı.Bu imtiyaz yazılı bir senede bağlanır ve bu senet alınıp satılabilir veya varislere intikal edebilirdi.Sakaların su alabileceği çeşmelerde belirtilir ve sakalar her çeşmeden su alamazdı. Sakalara verilmiş olan bu imtiyaz 1869 yılında kaldırılmıştır.


Sakalar kethüdası; Sakalar ocağının kahyası olup derece olarak sakabaşından sonra gelir.Görevi divan toplantılarında vezirlere ibrik ve havlu tutmaktır.


Salma mecra; Kanalet şeklindeki üstü açık olan su isale hattı.


Sarnıç; Su ihtiyacını karşılamak amacı ile yapılan özel su toplama havuzu,su deposu.Üstü açık yada kapalı olabilir.


Serasker; Padişah ve sadrazam sefere çıkmadığı zaman ordunun başında seferi yöneten vezire verilen ünvan. / 1826 yılında yeniçeri ocağının kaldırılmasından sonra kurulan Asakiri Mansurei Muhammediye ordusunun kumandanı.


Serçavuş; Baş çavuş.


Serdar; Ordu kumandanı.


Serdarıekrem; Padişah sefere katılmadığı zaman ordu baş kumandanı olarak seferi idare eden sadrazama verilen ünvan.


Sermimar; Mimarların başı,baş mimar.


Seyyid ( seyit ); Bir topluluğun ileri gelen kişisi,efendi.


Sıbyan mektebi; Osmanlılarda ilköğretim okulu.


Silahtar;
Padişah ve vezir gibi devlet ileri gelenlerinin silahlarını koruyan ve bakım ve onarımını yapan görevli.


Sipahi; Kapıkulu süvarilerinin birinci bölüğünü oluşturan askeri ocak.


Sipahi ağası; Kapıkulu süvarilerinin birinci bölüğünü oluşturan sipahi ocağının kumandanı.


Solak; Osmanlı kapıkulu teşkilatı bünyesinde yer alan ve görevi padişahın muhafızlığını yapmak olan koruma görevlisi.


Su nazırı; Su işlerinin organizasyonundan sorumlu olan ve devşirme ve acemi oğlanlarından adam toplayarak gerekli işleri yaptıran görevli.


Su nezareti; İlk defa Kanuni Sultan Süleyman döneminde kurulan ve su işlerinden sorumlu olan idare.Önceleri padişaha bağlı iken sonradan şehremaneti bünyesinde bir müdürlük haline sokulmuştur.


Su yolcu; Su tesislerinin isale hatlarının bakım ve onarımından sorumlu olan kişi.


Su yolcubaşı; Su yolcuların idaresinden ve çeşmelerin bakım ve onarımından sorumlu olan kişi.
Sülüs; Arap alfabesi ile yazılan yazının bir çeşidi.


Şadırvan; Halkın abdest alması için cami avlularına yapılan ve çok sayıda musluğu olan çeşme.
Şamdancılar kethüdası; Saraydaki şamdanların bakım ve onarımından ve yakılıp söndürülmesinden,saraydaki ışık işlerinden sorumlu olan şamdancıların yöneticisi.(Şamdancıbaşı-Serşamdani)


Şehzade; Padişah oğlu veya padişah ailesinden olan diğer erkeklerin oğullarından biri.


Şehremaneti; Bu günkü belediye teşkilatının osmanlılar döneminde kurulan ilk şekli,şehrin temizlik ve güzelliği ile ilgilenen mahalli idare.


Şehremini; Şehremaneti teşkilatının (Belediye) başında olan kişi.


Şeyh; Tekke başkanı,tarikat lideri.


Şeyhülislam; Osmanlılarda kabinede sadrazamdan sonra yer alan ve din işleri ile birlikte dünya işlerinede dini bakımdan karışan kimse.


Şıkk-ı evvel defterdarı; 1.kısım ve 2. kısım olarak ikiye ayrılan defterdarlık teşkilatının 1.kısmı. 2. kısımada Şıkk-ı sani adı verilirdi.


Sikke: Osmanlı Devleti'nde genel kullanımdaki madeni paraya denir.

 
Siyasi Tarih : Uluslararası siyasi olayları savaşları barışları ve ittifakları inceler.

Örneğin : Osmanlı Siyasi Tarihi

 

Sokullu Mehmet Paşa Kanuni, II. Selim ve III. Murat dönemlerinde sadrazamlık yaptı.

Bu dönemde 1566'da Sakız Adası Cenevizliler'den alındı.

Yemen'in egemenliği sağlandı.

1571 yılında Venediklilerden Kıbrıs Adası alındı.

1571'de İnebahtı Savaşı'nda Haçlı donanmasına yenildi.

Tunus Osmanlı topraklarına katıldı.

Lehistan 1575'te Osmanlı himayesine girdi.

1577'de Fas Portekizlilerden alındı.

 

Sokullu Mehmet Paşa'nın Projeleri

Sokullu sadrazamlığı süresince Doğu Avrupa Türkleri ile Kafkasya bölgesini Osmanlı Devleti'ne bağlamak istedi.

Don ve Volga Irmaklarını bir kanalla birleştirerek, Karadeniz'den Hazar'a geçmeyi planladı.

1579 yılında Süveyş Kanalı'nı açmayı düşündü, böylece, Hindistan ve Endonezyadaki Müslümanlara yardım etmeyi planladı.

Sokullu 1579 yılında hançerlenerek öldürüldü, projeleri de uygulamaya konulamadan yarım kaldı.

 

Sosyal Tarih : Toplumların her türlü faaliyetlerini inceler.

 

Sosyoloji : Toplum bilimidir. Tarihi olayları sosyoloji konularını hesaba katarak inceler.


Tarih : Geçmiş insan topluluklarının, savaşlarını ve barışlarını, kültür ve uygarlıklarını, sosyo-ekonomik yapılarını, neden-sonuç ilişkisi içinde zaman ve yer göstererek, belgelere dayalı, inceleyen bilim dalıdır.


Tabaklar ahibabası; Deri imalatçılarının esnaf loncası başkanı.


Tarikat; Tasavvufa dayalı olan çeşitli islam doktrinlerine verilen ad.


Tekke; Belli bir tarikata üye olan kişilerin toplanıp ayin yaptıkları yer.


Tersane çavuşu; Gemi yapılan yerin işçi başı.


Tersane emini; Gemi yapılan yerin mali işlerinin sorumlusu.


Tersane kethüdası; Gemi yapılan yerin yöneticisi.


Topçubaşı; Topun yapımı,bakımı,taşınması,ikmali ve savaşlarda kullanılması ile görevli olan askeri ocağın komutanı.


Tophane nazırı; Topların imal edildiği ve topçu askerlerin eğitiminin yapıldığı yerin komutanı.


Tuğra; Padişahın adının yazılı bulunduğu ve karmaşık yazı tekniği ile yazılmış olan sembol.


Tulumbacı; Yangın söndüren kişi,bu günkü itfaiyeci.


Türbe; İçinde çoğunlukla ünlü kişilerin gömülü bulunduğu anıtsal mezar.


Türbedar; Türbede hizmet gören ve türbeyi bekleyen kimse.


Tampon Devlet: Devletlerin güvenliklerini saglamak amaciyla olusturduklari ara bölge 


Tanıma: Bir devletin varligini baska devletlerin de kabul etmesi. Tanimadan sonra devletlerarasinda siyasal iliskiler kurulur.


Tarikat: Ayni dinin içine, tasavvufa dayanan ve kimi ilkelerle birbirinden ayrilan Tanri’ya ulasma yollarindan her biri.
 

Tasavvuf: Islamiyet’te din gerçegine akil ve mantikla degil, sezgi ile gönül yolundan varmayi, esas tutan düsünce sistemi.
 

Tekfur:
Anadolu’daki Bizans valisi ve beylerine verilen unvan


Teokrasi: Bir devletin, yapilanmasi, yönetimi özellikle hukuk kurallarinin din esaslarina dayandirilmasi.


Tersane: Gemi yapilan yer


Töre: Bir toplulukta benimsenmis, yerlesmis kurallarin, gelenek ve göreneklerin, ortak aliskanliklarin, tutulan yollarin tümü. Orta Asya Türk devletlerinde yazisiz hukuk kurallari.
 

Tümülüs: Bir yerlesim yerinin veya mezarin toprakla örtülmüs halidir.

 
Uç Beyi: Sinir komutani
 

Ulema: Alimler, bilgi sahibi olanlar. Osmanlilarda bir sinif olarak belirlenmisti.
 
Ulusal Irade: Bir ulusun bir isin nasil yapildigi gerektigi yolunda açiga vurdugu karar. Ulusal irade ancak egemenligin ulusun tümüne ait oldugu devlet sisteminde belirlenebilir.
Ulusal iradenin somutlandigi yer parlamentodur.

 
Üs: Harekâtin yürütülebilmesi için gerekli birliklerin, her türlü gereçlerin tamamlandigi, teçhizatin toplandigi ve dagitildigi yer.



Talas Savaşı :

Nedeni : Çinliler ve Arapların Orta Asya'yı denetim altına almak istemeleri.

Çinliler, Orta Asya'yı denetimleri altına almak amacıyla 747 yılında Türkistan'a sefer düzenledi.

Abbasiler, Karluk, Yağma ve Çiğil Türkleri'nin yardımı ile 571 yılında Talas'da Müslümanlar Çinlileri yendi.

Sonuçları :

1. Orta Asya Çinlileşmekten kurtuldu

2. Türkler, İslamiyet'i kabul etmeye başladı.

3. Kağıt, matbaa, barut, pusula gibi Çinlilerin geliştirdiği aletler, Müslümanlar tarafından öğrenilmeye başlandı.

 


Toponomi :
Yer adlarını inceleyerek tarihe yardımcı olur.

 

Trablusgarp Savaşı :

Trablusgarp Savaşı'nın Nedenleri

1. Siyasi birliğini geç sağlayan İtalya'nın sömürge arayışına çıkmış olması

2. İtalya'nın sömürge elde etmek amacıyla Trablusgarp'a göz dikmesi

İtalya, Avrupa devletlerinin de onayını alarak 28 Eylül 1911'de Trablusgarp'a asker çıkardı.

 

Tarblusgarp Savaşı

Osmanlı Devleti Trablusgarp'a deniz yolu ile asker gönderemedi.

Mısır üzerinden de asker gönderemedi.

Gönüllü subaylar Trablusgarp'a gizlice gönderildi.

Bu subaylar büyük başarılar elde ettiler.

İtalya Çanakkale'ye saldırdı, başarılı olamayınca On iki Ada'yı işgal etti.

Bu arada Birinci Balkan Savaşı çıktı.

Osmanlı Devleti, 18 Ekim 1912 tarihinde İtalya ile Uşi Antlaşması'nı imzalayıp savaştan çekildi.

 

Uygarlık Tarihi : Bütün ulusların meydana getirdikleri uygarlık eserlerini kültür ve medeniyet ürünlerini inceler.

Örneğin : Çin Uygarlığı


Vak’anüvis: Osmanli Devletinde resmi tarih yazarı.

 
Vakıf: Bir kisi veya devlet tarafindan, resmi nitelikteki sartlara uyularak, hayir amaçli bir hizmetin gelecekte de yapilabilmesi için ayrilan mülk veya para.

 
Vasi: Vekil olma, vekil olarak atanma

 
Vassal: Büyük bir derebeyine yemin ederek baglanan derebeyi; birine baglanan, tabi olan kisi.
 

Veliaht: Hükümdarlardan sonra yerine geçecek kimse


Voyvoda : Eflak ve Bogdan beylerine verilen unvan.

 
Yabgu: Eski Türklerde kagandan sonra gelen üst düzeydeki yönetici. Türklerde ikinci derecedeki hükümdarlarin unvani. Kaganin kardesi

 
Yörük: Yari yerlesik Türk topluluklari

 
Zaptiye: Osmanli Devletinde toplum güvenligini saglamakla görevli askeri polis kurulusu.
 

Zaviye: Küçük tekke, ibadethane.
 

Ziggurat: Tepeye dogru gidildikçe daralan üst üste bir Mezopotamya kökenli dinsel yapi. Çok katli Sümer tapinagi


Vakanüvis; Zamanın olaylarını kayıt etmekle görevli resmi devlet tarihçisi.


Vakıf; Bir hizmetin sürekli yapılabilmesi için belli koşullarla resmi bir yoldan herhangi bir kimse tafından bırakılan mülk yada para.İlgili hizmet bu mülk yada paranın getirisi ile halka bedelsiz sunulur ve vakfın idaresi mütevelli denen bir kişi tarafından yürütülür.


Valide Sultan; Padişah annesi.Padişah tahta çıkınca anasıda valide sultan ünvanını alır ve eski saraydan bir tören ile Topkapı sarayındaki özel dairesine taşınırdı.


Vezir; Bakanlık ve valilik gibi önemli görevleri yerine getiren ve paşa ünvanlı olan kişi.


Veziri azam; Sadrazam,günümüz başbakanı.


Voyvoda; 17.asırda kullanılmaya başlanan ve reis,subaşı,ağa gibi çeşitli manalara gelen bir ünvan.


Yaver; Devletin ileri gelenleri ile komutanların yanında bulunup onların emirlerini yazmakla ve yerine iletmekle görevli kimse.


Yeniçeri;
Orhan Gazi tarafından kurulan piyade sınıfı asker ocağının erleri.Başlangıçta çok başarılı hizmetler gören yeniçeri ocağı zamanla dejenere olmuş ve defalarca baş kaldırarak devletin başına dert olmuştur. Yeniçeri ocağı 1826 yılında II.Mahmud tarafından başka bir askeri ocak kurularak ( Nizami cedid) ortadan kaldırılmıştır.


Yeniçeri Ağası; Yeniçeri ocağının komutanı.


Yesari; Solak,sol elini kullanan. / Yesarizade; Solak kişinin soyundan gelen.



Yakın Çağ : 1789 Fransız İhtilali ile başlayıp, günümüze kadar sürer.



Yeni Çağ :
İstanbul'un fethinden, 1453 tarihinde başlayıp, 1789 tarihli Fransız İhtilaline kadar sürer.


Zaviye ;Küçük tekke.



'Çalışmadan,Öğrenmeden,Yorulmadan,rahat yaşamanın yollarını alışkanlık haline getirmiş milletler;evvela haysiyetlerini,sonra hürriyetleri ni ve daha sonra da istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar… ATATÜRK

=> Willst du auch eine kostenlose Homepage? Dann klicke hier! <=